• BIST 99.639
  • Altın 141,393
  • Dolar 3,5032
  • Euro 3,9191
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Konya 25 °C
  • Antalya 25 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Erzurum 9 °C
  • İzmir 26 °C
  • Rize 22 °C

Beş bin Filistinliye karşı üç işgalci rehine

Ahmet Varol

12 Haziran Perşembe akşamı Batı Yaka’nın el-Halil şehrinde işgalcilere ait bir yerleşim merkezi yakınında üç işgalcinin kaybolduğu açıklandı. Başlangıçta konuyla ilgili haberlerde kaybolanların yerleşimciler olduğu ifade edildi. Bu tanımlama ile işgalcilerin sivil kesimi anlaşılır genellikle. Ancak daha sonra işgal yönetimi yetkilileri kaybolanların asker olduğunu duyurdu. 

Kaybolanların bulunması için yapılan aramalardan bir sonuç elde edilemediği ve kendilerine ulaşılamadığı gerekçesiyle onların, daha önce Filistinli tutsakların serbest bırakılması için takas amacıyla kaçırılan Gilad Shalit olayında olduğu gibi Filistinli direnişçiler tarafından kaçırılmış olabileceği ileri sürüldü. Hatta işgal yönetimi bunu geriye kalan tek ihtimal olarak görmeye başladı. 

Normalde binlerce Filistinlinin sadece meşru haklarını ve vatanlarını savunmaları sebebiyle zindanda rehin tutulmalarına karşı Filistinlilerin de böyle bir eylem gerçekleştirme hakları olmakla birlikte bizim bu yazıyı yazdığımız vakte kadar direniş gruplarından sahiplenen olmamıştı. Direniş gruplarının hiçbiri ilkesel olarak  bu tür bir eylemi reddetmediğinden gerçekleştirmiş olmaları durumunda normal olan üstlenmeleridir. Bunu belki biraz ortamı değerlendirme amacıyla geciktirdiklerini göz önünde bulundursak bile takas niyetlerinin olması durumunda makul olan bir an önce üstlenmeleri ve taleplerini karşı tarafa bildirmeleridir. 

O yüzden işgal yönetiminin bilhassa Filistinliler arasındaki uzlaşmayı bozmak, Abbas yönetimiyle İslâmi hareketin arasını yeniden açmak ve direnişi tasfiye etmek amacıyla böyle bir taktiğe başvurmuş olması ihtimalinden söz ediliyor. İşgalcilerin, Filistinlilerle yeni bir takas anlaşması yapmayacakları konusunda kendilerinden emin konuşmaları, İslâmî direnişin ileri gelenlerini ve daha önceki takas anlaşmasında serbest bırakılanları peş peşe tutuklamaları, bu arada uzlaşmayı bozması için Abbas yönetimine yoğun baskı yapmaları bu ihtimali akla getiriyor. Ancak henüz bir kanaat belirlemeye yetecek bilgiye ulaşabilmiş değiliz. 

İşgal yönetimi eylemi Hamas’ın gerçekleştirdiği iddiasında bulunarak sürekli onu hedefe yerleştiriyor. Fakat Hamas böyle bir eylemi reddetmediğini, gerçekleştirmeleri durumunda da kendi açılarından şeref sayacaklarını ama şimdilik böyle bir girişimlerinin olmadığını açıkladı. Normalde şimdiye kadar gerçekleştirdiği eylemlerin hiçbirini reddetmedi. Özellikle de işgalcileri bir konuda geri adım atmaya zorlamak amacıyla gerçekleştirdiği eylemi sahiplenmek benimsenen strateji ve siyasete en uygun olandır. 

İşgal yönetiminin “idarî hapis” uygulamasıyla zindanlara doldurduğu Filistinliler, yapılan haksızlığı dünyaya duyurmak ve bu uygulamaya son verilmesini sağlamak amacıyla sürdürdükleri açlık grevi eyleminde iki ayı doldurdular. Ama kimse onların seslerini ve çağrılarını duymak istemiyor. 

İdarî hapis, işgal yönetiminin Filistinlilere özel ve bir Filistinlinin hakkında herhangi bir suçlamada bulunulmaksızın, dava dosyası açılmaksızın altı ay süreyle hapse atılmasına, süre dolduğunda yine bir suçlama yapılmadan sadece savcı kararıyla hapsinin altı aya kadar uzatılmasına ve bunun on kereye kadar tekrar edilmesine imkân tanıyan uygulamasıdır. Yani siyonist işgal yargısına göre bir Filistinliyi hakkında hiçbir suçlamada bulunmadan, sorgulama yapmadan altmış ay süreyle hapiste tutmak mümkündür. Böyle bir uygulama şu an idarî hapisle işgal zindanlarında tutulanların tümünün rehine durumunda olduklarını gösterir. Mahkûmiyet kararıyla tutulanlar da haklarını ve işgal edilmiş topraklarını savunmaları sebebiyle zindana atılmışlardır. Dolayısıyla hukuki bir gerekçeyle değil savaş esiri sıfatıyla zindanda tutuluyorlar. 

İşgal güçlerinin Filistinlileri esir ederek zindanlara doldurmaları mümkün oluyorsa, vatanları işgal edilmiş, tüm hukuk kurallarına göre mülkiyet hakkına sahip oldukları toprakları ve evleri gasp edilmiş, meşru hakları ellerinden alınmış Filistinlilerin işgalcileri esir almaları gayet normaldir. Fakat dünya kamuoyunu yönlendiren medya organlarının çoğu emperyalizme ve onun himayesi altındaki siyonist işgale hizmet ettiğinden işgalci katilleri haklı, mağdur edilenleri suçlu çıkarmaya devam ediyorlar.

yeniakit

Bu yazı toplam 296 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim