• BIST 109.200
  • Altın 153,755
  • Dolar 3,8233
  • Euro 4,5095
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Konya 12 °C
  • Antalya 18 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Erzurum -7 °C
  • İzmir 16 °C
  • Rize 11 °C

BÇG ve YAŞ olmasaydı!

Abdurrahman Dilipak
BÇG ve YAŞ olmasaydı!

Bu köşe okurları bu başlıkta bir yanlışlık olduğunu farketmişlerdir. Bu başlığı görenler şöyle düşünmüş olmalı "Dilipak böyle bir başlık atmamalıydı".
Evet haklısınız.. Bu başlık "Mustafa Kemal olmasaydı" diye başlayan malum klişeyi hatırlatıyor..
Olan hiç bir şey, başka türlü olamazdı. O kesinleşmiş bir bilgidir..
Daha önce de yazdım; "1000 yıl önce Çin dolaylarında bir kelebek kanatını bir kez eksik çırpsaydı, bu gün ABD diye bir devlet olmazdı!" diye bir iddiada bulunabilir miyiz? Yukarıdaki iddia ne kadar ciddi ise bu iddia da o kadar ciddi..
Peki, babam kız olsaydı, ben kim olurdum?
Bunlar müfsit önermelerdir..
BÇG ve YAŞ da o günler çok şikayet ettik..
Zaman bize zulm ile abad olunmayacağını gösterdi.
Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde hayır olabileceğini de..
Bu günki iktidar o günki direnişin çocuğudur..
O YAŞ kararları değil mi, içeride ne olup bittiğini bize öğreten..
Karanlıklar sona erdi, şimdi aydınlık bir sabahın ufkundayız. Ama gün gelecek yine kararacak ufkumuz.
Hayat böyle devam edip gidecek.
Allah servet ve iktidarı halklar ve ülkeler arasında evirip çevirecek. Ve bizi mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir..
Biliyorum, bunları kaçıncı kez yazıyorum.
Bu gün, geldiğimiz noktaya yeniden yazma gereği duydum.
"Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın, gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın.."
BÇG ve YAŞ gelsin diye dua edecek değiliz, ama Allah (cc) o zor günlerdeki direnişimizin bereketine bize bu günleri ihsan etti. Ve eğer sahip olduğumuz servet ve iktidarı doğru kullanmayacak olursak geri alır ve bizi perişan da edebilir.
Hep şu ayet meali üzerinde düşünmemiz gerekir: "İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allahım" Kiminin para, kiminin koltuk, kiminin uçkur sevdası bu gün için önümüzdeki en büyük handikap.
Hem şunu da hep aklımızda tutalım: Allah bize, bizim aklımıza, gücümüze, servetimize muhtaç değil. Biz ona muhtacız..
Halid b. Velid niye görevden azledilmişti: "Zaferi nerede ise Allah'dan değil de, Halid b. Velid'den bekliyorlardı". Haşa, Allah (cc)'ın yetmeyen gücüne güç, yetmeyen aklına akıl yetmeyen parasına para yetirecek değiliz. O yaratacağı şeyin esbabını da halkeder. Serveti de iktidarı da dilediğine verir. Dilediğinden geri alır.
Hz. Ali (RA) "Allah'ın arslanı, ilmin kapısı" idi, ama kamil bir iktidar oluşturamadı. Osman gazi Hz. Ali ile kıyas dahi edilmeyecek olsa da, Allah ona 600 yıl sürecek bir iktidar bahşetti..
Aman, ne olur "Bana bizim adamlar hırsızlık, yolsuzluk yapmaz" demeyin. İnsanoğlu bu.. Hz. Yakub'un oğullarının yaptığını hatırlayın.
Hata da etsek hemen insanları hataları ile damgalamayalım, geri dönüş yolu, tevbe kapısı hep açık kalsın..
Hz. Yakub'un oğulları tevbe ettiler ve affedildiler..
Yunus (AS)'ın "inni küntü minezzalimin" demesini hatırlayalım..
Başımıza gelen felaketler kendi cahillik, günah ve ihmallerimizin sonucudur.. Zira Allah cahil ve zalim bir topluluğa, kafir ve fasık bir topluluğa, münafık ve müfsit bir topluluğa hidayet nasib etmeyecektir..
Kur'ani terminolojide cehalet, hakikatin bilgisinden yoksun olmak anlamında kullanılır, fasık büyük günahları işlemekle ilgilidir. Kafirler inkarcılar, münafıklar iki yüzlüler, müfsitler, bozgunculuk yapanlardır..
"İyi ki BÇG vardı, YAŞ kararları ile kardeşlerimiz ordudan atıldı" demeyeceğim ama, işte o Allah ki, "şerleri hayreyledi". Aydınlığı gecenin karanlığından sıyırıp çıkardı..
Hayat devam ediyor.
Bütün bu olanlar bir imtihan vesilesidir.. Sonuçta herkes kendi amel defterini dolduruyor..
Sonuçta, her topluluk layık olduğu gibi idare olunuyor.
Biz kendimiz hakkımızdaki hükmü değiştirmedikçe, Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. Allah'ın indinde kendi yerimizi görmek istiyorsak, kendi içimize ve dışımıza bakıp, neyle meşgul olduğumuzu görmemiz gerek.
Bu konuda kaçıncı yazım oldu bilmiyorum ama, günlerin getirdikleri açısından özet olarak bunları yazmam gerekiyordu diye düşünüyorum.
Selam ve dua ile.

Bu köşe okurları bu başlıkta bir yanlışlık olduğunu farketmişlerdir. Bu başlığı görenler şöyle düşünmüş olmalı "Dilipak böyle bir başlık atmamalıydı".
 Evet haklısınız.. Bu başlık "Mustafa Kemal olmasaydı" diye başlayan malum klişeyi hatırlatıyor..
 Olan hiç bir şey, başka türlü olamazdı. O kesinleşmiş bir bilgidir..
 Daha önce de yazdım; "1000 yıl önce Çin dolaylarında bir kelebek kanatını bir kez eksik çırpsaydı, bu gün ABD diye bir devlet olmazdı!" diye bir iddiada bulunabilir miyiz? Yukarıdaki iddia ne kadar ciddi ise bu iddia da o kadar ciddi..
 Peki, babam kız olsaydı, ben kim olurdum?
 Bunlar müfsit önermelerdir..
 BÇG ve YAŞ da o günler çok şikayet ettik..
 Zaman bize zulm ile abad olunmayacağını gösterdi.
 Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde hayır olabileceğini de..
 Bu günki iktidar o günki direnişin çocuğudur..
 O YAŞ kararları değil mi, içeride ne olup bittiğini bize öğreten..
 Karanlıklar sona erdi, şimdi aydınlık bir sabahın ufkundayız. Ama gün gelecek yine kararacak ufkumuz.
 Hayat böyle devam edip gidecek.
 Allah servet ve iktidarı halklar ve ülkeler arasında evirip çevirecek. Ve bizi mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir..
 Biliyorum, bunları kaçıncı kez yazıyorum.
 Bu gün, geldiğimiz noktaya yeniden yazma gereği duydum.
 "Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın, gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın.."
 BÇG ve YAŞ gelsin diye dua edecek değiliz, ama Allah (cc) o zor günlerdeki direnişimizin bereketine bize bu günleri ihsan etti. Ve eğer sahip olduğumuz servet ve iktidarı doğru kullanmayacak olursak geri alır ve bizi perişan da edebilir.
 Hep şu ayet meali üzerinde düşünmemiz gerekir: "İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allahım" Kiminin para, kiminin koltuk, kiminin uçkur sevdası bu gün için önümüzdeki en büyük handikap.
 Hem şunu da hep aklımızda tutalım: Allah bize, bizim aklımıza, gücümüze, servetimize muhtaç değil. Biz ona muhtacız..
 Halid b. Velid niye görevden azledilmişti: "Zaferi nerede ise Allah'dan değil de, Halid b. Velid'den bekliyorlardı". Haşa, Allah (cc)'ın yetmeyen gücüne güç, yetmeyen aklına akıl yetmeyen parasına para yetirecek değiliz. O yaratacağı şeyin esbabını da halkeder. Serveti de iktidarı da dilediğine verir. Dilediğinden geri alır.
 Hz. Ali (RA) "Allah'ın arslanı, ilmin kapısı" idi, ama kamil bir iktidar oluşturamadı. Osman gazi Hz. Ali ile kıyas dahi edilmeyecek olsa da, Allah ona 600 yıl sürecek bir iktidar bahşetti..
 Aman, ne olur "Bana bizim adamlar hırsızlık, yolsuzluk yapmaz" demeyin. İnsanoğlu bu.. Hz. Yakub'un oğullarının yaptığını hatırlayın.
 Hata da etsek hemen insanları hataları ile damgalamayalım, geri dönüş yolu, tevbe kapısı hep açık kalsın..
 Hz. Yakub'un oğulları tevbe ettiler ve affedildiler..
 Yunus (AS)'ın "inni küntü minezzalimin" demesini hatırlayalım..
 Başımıza gelen felaketler kendi cahillik, günah ve ihmallerimizin sonucudur.. Zira Allah cahil ve zalim bir topluluğa, kafir ve fasık bir topluluğa, münafık ve müfsit bir topluluğa hidayet nasib etmeyecektir..
 Kur'ani terminolojide cehalet, hakikatin bilgisinden yoksun olmak anlamında kullanılır, fasık büyük günahları işlemekle ilgilidir. Kafirler inkarcılar, münafıklar iki yüzlüler, müfsitler, bozgunculuk yapanlardır..
 "İyi ki BÇG vardı, YAŞ kararları ile kardeşlerimiz ordudan atıldı" demeyeceğim ama, işte o Allah ki, "şerleri hayreyledi". Aydınlığı gecenin karanlığından sıyırıp çıkardı..
 Hayat devam ediyor.
 Bütün bu olanlar bir imtihan vesilesidir.. Sonuçta herkes kendi amel defterini dolduruyor..
 Sonuçta, her topluluk layık olduğu gibi idare olunuyor.
 Biz kendimiz hakkımızdaki hükmü değiştirmedikçe, Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. Allah'ın indinde kendi yerimizi görmek istiyorsak, kendi içimize ve dışımıza bakıp, neyle meşgul olduğumuzu görmemiz gerek.
 Bu konuda kaçıncı yazım oldu bilmiyorum ama, günlerin getirdikleri açısından özet olarak bunları yazmam gerekiyordu diye düşünüyorum.
 Selam ve dua ile.

yeniakit

Bu yazı toplam 816 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim