• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Konya 13 °C
  • Antalya 18 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Erzurum 5 °C
  • İzmir 18 °C
  • Rize 16 °C

Bayramda İslâm âlemi -2

Ahmet Varol

Namaz Gönüllüleri Platformu’nun arefe günü yayınlanan yazımızın sonuna eklediğimiz çağrısına uyarak Allah’ın izniyle bayram namazımı ben de Sultanahmet Camisi’nde kıldım. Sabah namazını mahalle camisinde kıldıktan sonra gitmem durumunda bayram namazına yetişemeyeceğim için, sabah namazında da cemaate yetişebilmek amacıyla hayli erkenden gitmeme rağmen ben vardığımda caminin yarıdan çoğu dolmuştu. Bu da çağrının hayli yankı bulduğunu gösteriyordu. 

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez’in kıldırdığı bayram namazı ve okuduğu hutbe sonrasında Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da iştirakiyle cemaatten büyük bir kalabalıkla bayramlaşma oldu. Camideki bayramlaşmadan sonra, Namaz Gönüllüleri Platformu’nun organize ettiği, Sultanahmet Vakfı’nın da ev sahipliği yaptığı ve Diyanet İşleri Başkanı onuruna düzenlenen kahvaltılı bayramlaşma törenine misafir olan Başbakan’ın burada yaptığı konuşmada vurguladığı önemli bir husus vardı. Camide bayramlaşmak için kendisiyle musafaha edenler arasında en az elli farklı İslâm ülkesinden Müslümanın yer aldığını söyledi. Bunlardan birçoklarının da nispeten Türkçe konuşabildiklerini dile getirerek, bunun onların Türkiye’de ve büyük ihtimalle de İstanbul’da yaşadıklarına delalet ettiğine, bunun da artık İstanbul’un tüm İslâm âlemi için yeniden bir huzur ve güven merkezi yani bir Dersaadet olmaya başladığını gösterdiğine dikkat çekti. Sanıyoruz İstanbul’da yaşayanlar artık bunun büyük ölçüde farkındadır. 

Başbakan Davutoğlu, konuşmasında bu manzarayı on yıl önce görmenin mümkün olmadığını da hatırlattı.  

Diyanet İşleri Başkanı Görmez de bayram hutbesinde dile getirdiği İslâm kardeşliği ve ümmet dayanışmasının önemini Türkiye’nin ileri gelen ilim ve fikir erbabından birçok kişiyle bir araya geldiği kahvaltılı bayramlaşma programında yaptığı konuşmada da vurguladı. Fakat Görmez’in buradaki konuşmasında dikkat çektiği önemli bir husus da Müslüman halkların bu konuda Türkiye’ye baktığı, ümitlerini buraya bağladığı idi. Benim de şahsen 32 yıldan beri devam eden gazetecilik hayatımda vermeye çalıştığım en önemli mesaj budur. Yani Müslümanların tek bir ümmet olduğu, yeniden bu birlik bilincine kavuşmaları ve bu bilinç ile güçlerini birleştirmeleri; küresel emperyalizmin Müslüman halkları birbirinden koparmak amacıyla çizdiği sınırların sebep olduğu engellerden kurtulmak gerektiğidir. 

Bu konuda Türkiye’ye yönetim ve halk olarak önemli bir görev ve sorumluluk düştüğünü de değişik vesilelerle dile getirdim. Aylık Ribat dergisinin Temmuz 2015 sayısı için yazdığım “Ümmetin Toparlanmasında Türkiye’nin Rolü” başlıklı yazıyı da tamamen bu konuya ayırdım. Bu yazımızı kişisel web sitemizden (www.vahdet.info.tr) de okuyabilirsiniz. 

Bugün İslâm coğrafyasının zulüm altında böylesine perişan olmasının en önemli sebebi de başta Allah’ın gösterdiği çizgiden uzaklaşması ikinci olarak da ümmet bütünlüğünü kaybederek mayasını cahiliyeden alan asabiyet anlayışlarına dayalı kimliklerin şekil verdiği bölünmüşlüktür. Bu bölünmüşlük sadece coğrafi sınırların belirlediği parçalanmışlıktan ibaret kalmıyor. Aynı sınırlar içinde kalanların fikir ve mensubiyet farklarına göre bölünmüşlüğü de küresel emperyalizm karşısında büyük bir güç olabilecek potansiyelin, mazlumların haklarına sahip çıkmak, zulmün oyunlarını bozmak için devreye girmesini engelliyor. 

Bu durum tabii zalimlerin işlerini kolaylaştırıyor ve onlar da bayram seyran tanımıyor. Mısır’da cunta askerlerinin, başkent Kahire’nin batısındaki el-Cize bölgesinde bayram namazı sonrasında cuntanın zulüm uygulamalarına tepki gösteren bir kitleye ateş etmesi üzerine ilk aldığımız haberlere göre altı kişi hayatını kaybetti. Öldürülenlerden birinin de kadın olduğu haber verildi. Bu katliam cuntanın, Sina olaylarını yargısız idamlar için değerlendirmeye devam ettiğini göstermesinden dolayı düşündürücüdür. 

Suriye’deki Baas zulmü de bayram kutlamalarını (!) varil bombalarıyla yaptı. Baas uçaklarının bayramın ilk gününün sabahı Halep başta olmak üzere muhtelif şehirlere yönelik hava saldırılarında yine varil bombaları kullandıkları, birçok sivil hayatını kaybederken çok sayıda sivilin de yaralandığı haber verildi. Saldırıya maruz kalan şehirler arasında Der’a ve İdlib de yer alıyor. 

Bu yazı toplam 412 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim