• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Konya 7 °C
  • Antalya 15 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Erzurum -3 °C
  • İzmir 16 °C
  • Rize 13 °C

Batı'nın İslam'la Savaşı

Batı'nın İslam'la Savaşı
Batı'nın İslam'la Savaşı

Hayreddin Karaman / Yenişafak

Söyleyeceklerime delil teşkil etsin diye bu yazıda uzunca bir iktibasta bulunacak, gelecek yazımda ise Batı'nın İslam ile savaşının bugünkü uzantılarını ve uygulamalarını açıklamaya çalışacağım.

 

'1990 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecine girişiyle komünizmle mücadele amacıyla kurulan NATO'nun varlığını devam ettirmesinin de bir anlamı kalmamıştır. Bundan dolayı da NATO, varlığını devam ettirmek için yeni bir düşman arayışına girer ve kendisine birinci düşman olarak İslam'ı seçer. Sovyetler'in yıkılışıyla son bulan 'kızıl tehlike'nin yerini 'yeşil tehlike' alır. 'Yeşil tehlike'nin en büyük tehlike oluşu sürekli işlenir. 1990 yılının Ekim ayında Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral John Galvin, dünya barışını tehdit eden ana tehlikenin yerini yeni tehlikelerin aldığını belirtir. Bu yeni tehlikelerin başına da 'İslam köktenciliği ve terörizm'i yerleştirir.

 

'1991 yılında İngiltere Başbakanı Thatcher, gittiği Moskova'da: ' Artık Doğu-Batı zıtlaşması kesin olarak son bulmuştur. Yeni Kutuplaşma Batı ile Akdeniz ve Orta-Doğu havzasındaki fundamentalist (İslamcı) cereyanlar arasında oluşmaktadır' derken yine 1991 yılında NATO, yeni oluşturduğu konseptin 7. maddesine göre ''yeni düşman' çok boyutlu, çok sinsi, çok cepheli, çok yönlü, önceden bilinirliği son derece düşük tehdit ve tehlikelerin failidir' der.

 

1994 tarihinde NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nda Fransız Bakan Leotard, 'NATO'nun kendisini İslamcı fundamentalizmden gelen tehdidi caydırmaya göre yönlendirmesi gerektiği'ni dile getirir. 1995 yılında NATO Genel Sekreteri Willy Claes, Independent gazetesine verdiği demeçte yeni tehlikeyi ismiyle birlikte işaret eder: 'Köktendincilik komünizmden daha tehlikeli, lütfen bu tehlikeyi küçümsemeyin.' Refah Partisi'nin yükselişine dikkat çeken Claes, 'Türkiye'nin fundamentalistlerin eline geçmemesi için desteklenmesi gerektiğinden' bahseder.

 

'Haziran 1996'da Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan israil Cumhurbaşkanı Ezer Weizman, Refah Partisi'nin hükümet olmaması gerektiğini söyler. Weizman, 'Demirel, yakın dostum. Bunu engellemek için elinden geleni yapacağına eminim. Ordu da sessiz kalmayacak' der. 1997 yılında Amerikan Kongresi'nin Ortadoğu Masası Şefi Carol Migdalovitz tarafından hazırlanan raporda Refahyol Hükümeti'nin 'düşmesi gerektiği'ni vurgulayarak bunun olmaması halinde RP'nin oylarını artıracağını ve tedbirlerin acilen alınması gerektiğini dile getirir.

 

Yazının devamı için tıklayın...http://m.yenisafak.com/yazarlar/HayrettinKaraman/batinin-islam-ile-savasi/56355

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim