Başörtüsü Eylemleri'nde Bu Hafta(FOTO)

Başörtüsü Eylemleri'nde Bu Hafta(FOTO)

Ankara'da 426., Kocaeli'de 468., Sakarya'da 447.,

28 Şubat Tutuklamaları devam ediyor "Yakup Köse ve 33 Arkadaşına Özgürlük" 426.Hafta

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformunun 05 Nisan 2014 tarihli 426. hafta basın açıklaması:

Geçtiğimiz hafta içinde Almanya'da yaşayan Zehra Ulutürk eşine ke...silen trafik cezalarına itirazın görüşüldüğü mahkemede tanıklık yapacakken, mahkeme hakimi Helmut Becker’in, başını açmasını istediği, duruma itiraz eden Türk avukatı ise Berlin Barosu’na şikayet etmekle tehdit ettiği kamuoyuna yansıdı. Yaklaşık 15 dakika devam eden tartışmanın ardından hakim Becker’in, Zehra Ulutürk’ün kulaklarının gözükecek şekilde başını açması durumunda da tanıklık yapabileceğini söylediği, Zehra Ulutürk’ün ise kesinlikle başını açmayacağını belirtmesi üzerine başörtülü ifadesinin alındığı öğrenildi.

Yaşananların şaka olduğunu düşüne ailenin avukatı, hakim biraz sakinleşince ‘başörtüsünü tamamen değil kulakları gözükecek şekilde açsın’ dediğini, nedenini sorulduğunda ‘ifade verirken yalan söyleyip söylemediğini anlamam lazım’ şeklinde mantıksız bir gerekçe öne sürdüğünü ifade etti. Ailenin trafik cezalarına ilişkin itirazı kabul edildi, cezalar iptal edildi ancak aile kendilerine yapılan bu ırkçılığın peşini bırakmayarak olayın takipçisi olacağını beyan etti. Bizlerde platform olarak Ulutürk ailesine yapılan bu ırkçı tutumu kınıyoruz ve hakimin gereken şekilde cezalandırılmasını temenni ediyoruz.

Halkın iradesi ile seçilmiş başörtülü milletvekili Merve Kavakçının linç edilerek meclisten dışarı çıkarıldığı günlerden, şu an mecliste başı örtülü milletvekillerinin olduğu ve o gün meclisten çıkarılmasına öncülük eden zihniyetin siyasetini sürdüren partilerin bile başı örtülü hanımları aday gösterdiği, kesinleşmeyen seçim sonuçlarına göre 6 ilçede başı örtülü hanımların belediye başkanı olduğu bir Türkiye gündemindeyiz. Aradan geçen 15 yılda yasal zeminde teferruat dışında değişiklikler olmamasına rağmen ve o günün mağdurlarının iade-i itibarları tamamlanmadan, göstermelik davalarla verilen cezalarla halen hapis yatanlar bir yanda, o günlerde kurgulanmış davaların daha geçtiğimiz aylarda sonuçlanan davalarından Yakup Köse ve 33 arkadaşı gibi yeni cezalar alanların eklenmesi, bununla birlikte 28 şubat ve sonrası baskı ve zulümlerin sivil, siyasi, askeri ve bürokrasi kademelerinde yer almış tüm faillerinden halen hesap sorulamamış olması, yıllar sonra açılan davada ise tutuklu sanık kalmaması ve tüm bu yaşananlara rağmen insanların siyasi idareden çözüme ve iade-i itibarları ilişkin beklentileri sonucu halkın tepki veremez hale gelmiş olması vicdanlarımızı yaralamaktadır.

Tüm bunlar yaşanırken kardeş Suriye halkı katledilmeye devam etmekte, zalim Esed yönetimi saldırılarından yaralanan bir Suriyelinin Yayladağ Sınır Kapısı’ndan ambulansla Hatay’a getirilirken Yayladağı’ndan giren ambulansın önü Harbiye-Cumapazarı'ndan bir grup tarafından kesildi. Kalabalık şoför ve sağlık görevlisini ambulanstan indirip yaralı Suriyeliyi feci şekilde dövdüler. Ambulans şoförüne “Esed karşıtı terörist taşıyorsunuz” diye bağıran saldırganlar polis anonsunun ardından olay yerinden kaçarken yaralı Suriyeli ise hastaneye kaldırıldı. Edinilen bilgilere göre olayla ilgili gözaltına alınan kimse bulunmadığı öğrenildi. Öte yandan saldırıyı gerçekleştirenlerin olayın fotoğraflarını sosyal medya hesaplarından paylaşarak propaganda yaptıkları haberleri basına yansıdı. Suriye ile ilgili yurt genelinde gerçekleştirilen etkinliklere marjinal grupların müdahalelerine adli kolluk ve savcıların herhangi bir işlem yapmıyor olması, meseleyi yaralı bir Suriyeliye saldırmaya kadar getirmiştir. Olayın faillerinin yakalanması ve hesabının sorulması ümit ediyoruz.

Son olarak yerel seçim öncesinde siyasi iradenin Mavi Marmara baskını sonrasında İsrail ile anlaşmaya en yakın dönemde oldukları ve son şeklini alınca meclis gündemine getirilerek meselenin sonlandırılabileceğini tekrar dillendirdiler. Bizler Mavi Marmara organizasyonunun destekçileri ve katılımcısı olduğumuz kurumlarla, olayın tarafı ve mağdurları olarak mutabakatın sağlanması için öncelikle Gazze’ye ablukanın sona erdirilmesini ardından da bu baskını gerçekleştiren İsrailli asker ve komutanlar cezalandırılmasını, ancak ondan sonra tazminat hem de en ağır limitleri ile konuşulması gerektiği noktasındaki tavrımızı sürdürüyoruz.

İnanca ve insana dair haksızlık ve baskıların son bulduğu günlerde buluşmak temennisi ile

ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU

HAŞHAŞİLERİN İNLERİNE GİRİLSİN, 17 VE 25 ARALIĞIN HESABI SORULSUN.468.HAFTA BASIN AÇIKLAMASI

Liderinden aldığı emri, kurana, sünnete ve akla vurmadan körü körüne uygulayan, İsrail ve Amerikanın çıkarları doğrultusunda İHH'yı ve Türkiye'yi, dünyaya terörist olarak lanse etmeye kalktıklarından ironik olarak afyonlanmış gibi hareket eden anlamına gelen “haşhşaşi” benzetmesi yapılan Pensilvanya cemaatinin hukuk önünde hesap vermesi gerektiği, Kocaeli İnanç özgürlüğü Platformunun 468.hafta basın açıklamasının konusuydu. Basın açıklamasını İnsan Hakları Savunucuları Derneği genel başkanı Ali Akbaş yaptı. Vatandaşlar ellerinde “haşhaşilerin inlerine girilsin, 17 Aralık darbesinin hesabı sorulsun”, “Fethullah Gülen Türkiye'ye gel, hesap ver”,” İsrail, Amerika, Pesilvanya operasyonlarına geçit yok”,” Pensilvanya, İsrail ve Amerika karşısında tarafsızlık alçaklıktır”,” İsrail ve Amerika paralelleri, ihanetinizi, alçaklığınızı, unutmayacağız”. Pankartları tuttular.

BASIN AÇIKLAMASI:

 

KOCAELİ İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU 10.YIL 468. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI

Değerli halkımız ve basın mensupları, 468.hafta basın açıklamamıza hoş geldiniz. Geride kalan 30 Mart seçimleri, Van Minut, Mavi Marmara olaylarından sonra Türkiye'de halkın, sandıkla seçtiği iktidarı, sandık dışı kirli operasyonlarla indirmeye kalkan iç ve dış hainlere tokat gibi bir cevabı olmuştur. Seçim yenilgisini hazmedemeyen İsrail ve Amerika maşaları, hala TV ve medya organlarında seçimi hile ile kazandılar propagandası yapıp halkın kafasını bulandırmaya çalışmaktadırlar. Sandık her şey değildir deyip, halkın iradesini reddetmeye çalışanların mesajını artık çok daha iyi anlıyoruz. Şunu demek istiyorlar, Orta Doğuda ve dünyada Amerika ve İsrail'in istediği dışında hiç bir iktidar ayakta duramaz, sandıktan çıksa da !. Mısır'da Mursi’ye oynanan oyun, Türkiye'de iktidara oynanmış fakat halkın tepkisi karşında hezimete uğramıştır. Halkımız bu kirli oyunları görmüş, sandıkta buna prim vermemiştir.

Başbakana ve iktidara seçim sırasında söylediği sözleri hatırlatmak istiyoruz. Bu ülkenin geleceğine, güvenliğine, halkın huzuruna kasteden Amerika, İsrail, Pensilvanya güdümlü haşhaşiler hareketine operasyon derhal başlatılmalıdır. Ülkenin güvenliği ile ilgili sırları ifşa etmek, insanların mahremine inip, dinleme yapmak, bu amaçla suç çeteleri kurmak, halkın seçtiklerini, yargı darbeleri ile iktidardan uzaklaştırmaya kalkmak, casusluk, TCK da tanımlı suçlardır. Bunlar Türkiye'nin ve halkın güvenliği açısından tehlike oluşturan unsurlardır. Bir an evvel bu vatan haini ihanet çetelerine operasyon başlatılmalı, bu suçları işleyenler, darbecilik, özel hayatın gizliliğini ihlal, casusluk suçlarından yargı önünde hesap vermelidirler. Başbakanın sözleri havada kalmamalı, gereği mutlaka yerine getirilmedir.

Çünkü bu Haşhaşiler örgütü başarılı olsaydı Mısır, Irak, Suriye'de olduğu gibi ülkemiz dış güçlerin oyunları ile karışacak, iç kargaşa çıkacak, insan hakları ihlalleri olacaktı. Bundan sonra bu tür girişimlerin olmaması için, İnsan hakları ihlallerinin önüne geçmek için, suçluların yargı önünde hesap verip, hak ettikleri cezayı almaları şarttır. Bunlara acındığı takdirde ülkemiz ve masum halk yarın acınacak duruma düşer.Pensilvanya medyasının yayın organlarında aylardan beri hırsızlık ve yolsuzluk propagandası devam etmekte. Hakan Şükür'ün kardeşi Gökhan Şükür'ünde ortağı olduğu bir şirket adına gönderilen, 4,5 milyon dolarlık sözde yardımın ayakkabı kutusundan çıktığı propagandası yapan Pensilvanya medyasına sesleniyoruz.

Bu ülkede dürüstlükten, hırsızlıktan bahsedecek en son kesim Pensilvanya grubudur. Herkes biliyor, yargıda, emniyette, diğer resmi daire sınavlarında, önceden soruları çalıp, kendi yandaşlarınıza verip, nasıl kul hakkına girdiğiniz, sınav sorusu hırsızlığı yaptığınız herkesçe malumdur. Siz evvela bu hırsızlığınızın hesabını verin. Bu sınavlar tek tek incelenip, soru hırsızlığı yoluyla Pensilvanya grubunun devlet içine soktuğu paralellerin hepsinin işine son verilmeli ve yargı süreci başlatılmalıdır. 17 Aralıkta halkın seçtiklerini darbe ile al aşağıya edip, irade hırsızlığı yapmaya kalktınız, bundan büyük yolsuzluk mu olur?. İsrail'in emri ile İHH'nın Tırlarına komplo düzenleyip, terörist örgüt iftirası atmaya kalktınız. Bundan büyük, namussuzluk, yalancılık, sahtekarlık olur mu?. Ey Pensilvanya grubu, bu ülkede insanlara dürüstlük dersi verecek en son kesim sizsiniz.

Seçimden sonra kutuplaşmaya son verelim mesajları veriliyor. Böyle bir ortamda kutuplaşmaya son vermek alçaklıktır. Son 10 yıl içinde Türkiye'nin milli gelirinin 2500 Dolardan, 13 Bin dolarlar seviyesini çıkmasını çekemeyen, Türkiye'nin önünün açılmasını çekemeyen, dünya üzerinde ve İslam coğrafyasında söz sahibi olmasını çekemeyen güçler var. Türkiye'de, vatan hainleri karşısında seçim zaferi, Türkiye ile beraber, Kosava'da kutlandı, Bosna Hersek'te kutlandı, Makedonya'da kutlandı, Gazze'de kutlandı, tüm ümmet coğrafyasında kutlandı. Çünkü bu sadece bir seçim değil, Türkiye'nin ve ümmetin önünü kesmeye kalkan İsrail ve Amerika karşısında ümmetin tepkisinin referandumuydu. Bu vatana ihanet edenler, vatan hainleri kutubu karşısında, elbette halkın çıkarlarını, İslam ümmetinin çıkarlarını ön plana çıkartan, İsrail ve Amerika karşıtları bir kutup olacaktır. Böyle bir çekişme ortamında hiç kimse halktan kutuplaşmaya son vermesini beklemesin. Dış güçlerin maşaları bu ihanetlerine son verene kadar kutuplaşma devam edecektir.

Amerika, Türkiye'nin iadesini istediği Fethullah Güleni iade etmeyeceğini söyleyerek” Fethullah Gülen'i unutun” demiştir. Herkes biliyor ki Amerika ve İsrail güdümlü 17 Aralık darbe girişimi Fethullah Gülen ekibi tarafından yapılmaya çalışmıştır. Fethullah Gülense tüm bunları inkâr ederek, bu darbe girişimi ile hiç bir alakasının olmadığını iddia etmektedir. Fethullah Gülene çağrıda bulunuyoruz, gerek usulsüz pasaportla yurt dışında olma suçundan, gerek darbecilik suçundan Türkiye'ye gel ve adalete teslim ol. İddia edildiği gibi 17 Aralık darbesi ile senin hiç bir ilgin yoksa neden yargı önüne çıkıp, masumiyetini yargı kararı ile kanıtlamıyorsun?. Suçsuz insan yargılanmaktan çekinmez,  masumsan, 17 Aralık darbesi ile hiç bir ilgin yoksa!, bu kendini temize çıkartman için bir fırsat olacaktır. Amerika’nın senin koruması, masumluğunu ortaya koymaz, ancak yargı kararı ile aklanırsın. Bunu yapmazsan herkes seni bu suçu işledi kabul edecek, Türkiye'ye gel, teslim ol ve yargıya hesap ver. Basın açıklamasına katıldığınız için teşekkür ediyoruz.

İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI DERNEĞİ

 

 

Sakarya'da 447. Hafta Basın Açıklaması

Sakarya 447. Hafta: Suni Kutuplaşma Toplumsal Hakikatlerin Üstünü Örtmesin!...

TOPLUMSAL KUTUPLAŞMAYA HAYIR!

Yerel seçim sonuçlandı. Gerilim dolu bu sürecin yerini sükunete bırakmasını temenni ediyoruz.

Kutuplaşmanın zirve yaptığı yerel seçimler halkımızı yeni bir imtihanla karşı karşıya getirdi. Farklı cephelerde yer alanların birbirleriyle konuşamadıklarını, problemleri müzakere edemediklerini, sadece suçlama ve ötekileştirme diliyle birbirlerine hitap ettiklerini gözlemledik.

Halkımızı suni kamplaşmaya götüren bu fotoğrafın değişmesi gerektiğine inanıyoruz. Cepheleşmenin temel sorumluları elbette siyasi parti liderleridir. Kullandıkları galiz dil ile adeta toplumu cepheleştirmeyi temel strateji olarak benimsemişlerdir.

Cepheleşme toplumu algılarla aldatmayı mümkün kılmıştır. Akl-ı selimin topluma hakim olamaması hakikatin öne çıkmasını engellemiştir. Bu vesile ile asıl sorunların üstü örtülmüş, tali sorunlar asıl gibi muamele görmüştür.

Toplum olarak bu cepheleşmenin hakikat ile yüzleşmeyi engellemesine müsaade etmemeliyiz.

Dürüstlük, eminlik, adil olmak gibi erdemlerin yerine yalan, rüşvet, dolandırıcılık, adam kayırma, emanete hıyanet, yolsuzluk gibi Allah’ın haram kıldığı bir dizi sufli hasletin topluma hakim olmaya başladığı bir hakikattir.

İftira, dedikodu, insanların gizlisini araştırma, şantaj yapma gibi Allah’ın haram kıldığı hasletlerin toplum içinde yaygınlaşmaya ve normalleşmeye başladığı bir hakikattir.

Hukukun gücü yerine gücün hukuku üzerinden işleyen bir adalet mekanizmasının bu ülkede hakim olduğu hakikattir.

Seküler eğitim felsefesi üzerine kurgulanan ve yapısal reformların hayata geçirilemediği tek tipçi eğitim sistemimizin verimsizliği önemli bir hakikattir.

Allah’ın yaratılanların en şereflisi olarak ilan ettiği insanı kapitalizmin yeniden formatlaması sonucu kadının özne konumundan cazibe merkezli bir nesne konumuna düşürülmesi ülkemizin en can yakıcı hakikatlerinden birisidir.

İffet duygularının köreltilerek zinanın meşrulaştırılması bu ülkenin acı bir hakikatidir.

Ülkemizde taşeronluk sistemi ile emekçilerin haklarının gasp edilerek düşük maliyet hesabı yapıldığı bir hakikattir.

Rant adına çeşitli yollarla doğanın talan edilmesi de bu ülkenin önemli bir hakikatidir.

Tarım ve hayvancılığın can çekiştiği, köylerde yaşayanların büyük oranda kente göç etme çabası içinde olduğu da bu ülkenin bir hakikatidir.

Yukarıda saydıklarımıza birçok hakikat daha eklenebilir. Biz bir kısmıyla kifayet ettik. Amacımız halkımızın algılar üzerinden yönlendirilmesi oyununu bozarak, hakikatler üzerinden düşünen ve uygulayan bir bilinç düzeyinin oluşmasını sağlamaktır. Halkımızın feraseti ile algı operasyonlarını başarısız kılacağına ve hakikatlerle yüzleşerek bu ülkenin aydınlık geleceğini inşa edeceğine inanıyoruz.

Platform olarak ülkenin bu gerçeklerini gören ve bunlara dönük çözümlemeler ortaya koyan anlayışları desteklemeyi, algılar üzerinden hedef şaşırtan anlayışlara ise muhalefet etmeyi her daim ilkesel bir duruş olarak benimsediğimizi deklare ediyoruz.

Gazze’nin çığlığı günden güne büyüyor. İsrail, bu hafta içinde Gazzeli direniş gruplarının eğitim kamplarının da hedefte olduğu 16 füze saldırısı düzenledi.

Gerçekleştirdiği bombardımanlar ile Gazze’de birçok insanın ölmesi ve yaralanmasına sebep olan Siyonist İsrail, aynı zamanda kadın ve çocukları da içine alan tutuklama operasyonlarına devam ediyor.

Müslüman halkımızı Gazze için seferber olmaya ve Siyonist zulme karşı kayıtsız kalmamaya davet ediyoruz.

Adalet ve Özgürlükler Platformu Adına

Diriliş Saati Dergisi