• BIST 92.322
  • Altın 189,164
  • Dolar 4,7936
  • Euro 5,5865
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Konya 19 °C
  • Antalya 26 °C
  • Diyarbakır 26 °C
  • Erzurum 18 °C
  • İzmir 25 °C
  • Rize 24 °C

Avrupa Birliği FETÖ'yü Sattı

Avrupa Birliği FETÖ'yü Sattı
Avrupa Komisyonu, ilk kez FETÖ’yü bir terör örgütü olarak tanımlıyor.

Avrupa Komisyonu’nun 2018 yılına ilişkin Türkiye raporu açıklık kazandı.

16 aylık bir aranın ardından Avrupa Komisyonu AB’ye aday ve aday adayı ülkeler hakkındaki raporunu 17 Nisan’da yayımlayacak. Milliyet gazetesinden Güldener Sonumut'un ulaştığı Türkiye raporu ile stratejik belgede, Türkiye’ye yönelik eleştiriler ölçülü ve diplomatik bir şekilde dile getiriliyor. Övgüler ise, AB-Türkiye ilişkilerinin stratejik boyutunu teyit eder nitelikte.

Buna göre, 15 Temmuz darbe girişimini şiddetle kınayan Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin demokratik kurumlarını koruma konusunda gereken önlemleri alma hakkının bulunduğunu hatırlatıyor. Ankara’nın Türkiye’nin demokratik kurumlarını koruma konusunda meşru bir şekilde önlem alma hakkının bulunduğunu ifade eden Avrupa Komisyonu, bu çerçevede de ilk kez FETÖ’yü bir terör örgütü olarak tanımlıyor. 

MÜKTESEBATA UYGUN

Ankara’nın bu konuda gerçekleştirmiş olduğu girişimler meyvesini vermeye başlarken, 15 temmuz darbe girişiminin arkasında FETÖ bulunduğu yönünde Türkiye’nin görüşlerine de yer veriliyor.

Türkiye Raporu ile Stratejik Belge Avrupa Komisyonu’nun Balkan ülkeleriyle ilgili olarak kaleme aldığı değerlendirme ile aynı anda yayımlanacak. Buna göre Avrupa Komisyonu’nun, Balkan ülkelerinden çekindiği unsurlar arasında organize suç örgütleri konusunun bulunduğu aşikar. Bu hususta Türkiye’nin AB müktesebatına uyum konusunda Balkan ülkelerinin önünde olduğu belirtiliyor. Hatta Türkiye’nin organize suç örgütleriyle mücadele alanında AB müktesebatına önemli derecede uyum sağladığını hatırlatan Komisyon, organize suç örgütleriyle mücadele konusunda Ankara’nın yeni strateji belirlediğini kurumsal yapılanmanın güçlendirilmesi konusunda adımlar atıldığına dikkat çekiyor. 

Avrupa Komisyonu, ülke raporlarıyla stratejik raporda AB’nin genişleme politikasının manasını hatırlatma ihtiyacını duymuş. Bu ihtiyaç, AB kamuoyunun genişleme politikasına karşı görüş bildirmesi, üye ülkelerin de genişleme politikaları konusunda ayak sürmelerinden kaynaklanıyor. Avrupa Komisyonu da bu çerçevede AB’nin genişleme politikasının amacının sadece birliğe yeni üye kazandırmak olmadığını, asıl amacın Avrupa kıtasına barış, güvenlik, refah ve istikrar getirmesi için uygulanan önemli bir politika olduğuna vurgu yapıyor. 

Bu açıdan bakıldığı zaman Türkiye’nin terörle mücadele, yasadışı göçle mücadele ekonomik kalkınma gibi alanlarda AB’ye çok büyük bir katma değeri olduğunu ifade eden Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin ekonomik büyüme açısından çok büyük bir potansiyeli olduğunu ifade ediyor.

2017 yılında Türk ekonomisinin ciddi bir büyüme yakaladığını, büyümenin de işsizlik oranı üzerinde olumlu etkisi olduğu belirtiyor. Türkiye’nin işleyen bir piyasa ekonomisine sahip olduğunu hatırlatan Avrupa Komisyonu, hükümetin teşvik paketleri sayesinde de canlılığını koruduğuna işaret ediyor. Avrupa Komisyonu’nun işaret etmiş olduğu bir başka olumlu unsur ise Kıbrıs sorununun çözüm süresi. Türkiye’nin, BM öncülüğünde Kıbrıs sorununun çözümü konusundaki çalışmalara destek verdiğini de kabul ediyor. 

KARŞILIKLI İRADE

Ankara ile Brüksel arasında çok sayıda üst düzey siyasi diyalog toplantılarının yapıldığını hatırlatan Avrupa Komisyonu, 18 Mart mutabakatı çerçevesinde gerek vize muafiyeti gerekse gümrük birliğinin güncelleştirilmesi ve genişletilmesi konusunda karşılıklı irade sergilendiğini ifade ediyor. Bu çerçevede de Türkiye’nin vize serbestisi konusunda eksik kriterleri yerine getirme konusunda Avrupa Komisyonu’na bir yol haritası sunduğunu, Avrupa Komisyonu’nun da bu yol haritasını değerlendireceği ifade edildi. Bununla birlikte bazı üye ülkelerin gümrük birliğini güncelleştirme konusunda dile getirmiş oldukları çekinceye rağmen Brüksel’in Türkiye ile gümrük birliğini güncelleştirmeye hazır olduğu ifade ediliyor. 

Avrupa Komisyonu’nun Türkiye raporunda dikkat çeken bir diğer unsur Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn’ın raporda imzasının bulunmaması. Raporun Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile Türkiye masası yetkilileri tarafından kaleme alındığının işaretleri yer alıyor. 

"TÜRKİYE MUTABAKATA SADIK KALDI"

Türkiye’nin yasa dışı göçle mücadele alanında başarılı bir çalışma yaptığına vurgu yapan Avrupa Komisyonu, bu konuda Türkiye’nin 18 Mart mutabakatına sadık kaldığını belirtiyor. Bu çerçevede Türkiye’nin 3.5 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Komisyon, 2016’da Türkiye’den AB ülkelerine yasa dışı göçün yüzde 77 azaldığını, 2017 yılının sonuna kadar da yüzde 91’lik azalmanın söz konusu olduğuna işaret ediyor. 

Türk Sahil Güvenlik yetkililerinin de yasa dışı göçle mücadele konusunda etkin bir çalışma yürüttüklerine hatırlatan Komisyon, Türkiye’ye 3 milyarlık mali yardımın 1.9 milyarlık bölümünü fiilen harcadığını ıfade ediyor. 

HAHN VURGUSU 

Nitekim Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in Varna zirvesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile düzenlediği ortak basın toplantısında Türkiye raporuyla ve Stratejik belge ile ilgili olarak vermiş olduğu ip uçları taslak raporda aynen yer alıyor. Buna karşın Avrupa Komisyonu’nun komşuluk ve genişlemeden sorumlu Komisyon üyesi Johannes Hahn, Türkiye’ye yönelik olarak dile getirmiş olduğu eleştiriler ile AB-Türkiye ilişkilerinin geleceği konusunda yapmış olduğu önerilerin hiçbirine yer verilmiyor. Hahn’ın imtiyazlı ortaklık önerisine yer vermeyen rapor, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye ile müzakereleri sonlandırma yönündeki çağrısına da yer vermiyor. 

Geleneksel olarak her zaman Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi tarafından sunulan aday ülkeleri raporları ilk defa ilgili komisyon üyesi tarafından Avrupa Parlamentosu’na sunulmayacak. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB’ye aday ülkelerin raporları ile stratejik raporun Avrupa Komisyonu’nun Başkan yardımcısı Frans Timmerman tarafından sunulması talimatını verdi. Juncker’e göre Johannes Hahn tarafsızlığını yitirmiş, kendi ülkesinin ajandasını ön plana koyarak Juncker ile Avrupa Birliği’nin ortak çıkarlarına hizmet etmediği düşüncesiyle kendisini izole etmeyi tercih ediyor. Nitekim Münih Güvenlik Konferansına katılan Başbakan Yıldırım, Juncker’le bir araya gelmişti. Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Hahn’ın konferansta bulunmasına rağmen Yıldırım-Juncker görüşmesine katılmaması dikkat çekmişti.

TAM ÜYELİK

Gerek Stratejik raporda gerek Türkiye raporunda Avrupa Komisyonu Türkiye’nin AB’ye aday bir ülke olduğunu ve tam üyeliği hedefleyen bir müzakere olduğunu hatırlatırken, Türkiye’nin de AB’ye üye olma niyetinde olduğunu ifade ederek, niyet yenilediğini de dile getiriyor.  

Başbakan Binali Yıldırım’ın da ifade ettiği üzere Avrupa Komisyonu’nun ilerleme raporu eleştirel nitelik de içeriyor. Temel hak ve özgürlükler alanında Türkiye’nin yerinde saydığı hatta bazı alanlarda da gerilemelerin yaşandığını açık bir şekilde dile getiriyor. 

"ENFLASYON 2 HANELİ RAKAMLARA ULAŞTI"

Avrupa Komisyonu’nun her yıl olduğu üzere daimi olarak yapmış olduğu eleştirilerin bazıları hâlâ devam ediyor. 

Ekonomik açıdan Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin 2017 yılındaki ekonomik performansını överken, 2018 yılında ise Türkiye’nin yükselen cari açığına ve enflasyonun 2 haneli rakamlara ulaşmış olmasına dikkat çekiyor. 

SERT ELEŞTİRİLERE İZİN VERİLMİYOR

Komisyonun Türkiye’ye yönelik eleştirileri diplomatik bir ifadeyle dile getirmesinin bir amacı yok değil. Komisyon, Brüksel’in Türkiye’yi sert bir şekilde eleştirmesi halinde Türkiye’nin reform sürecini canlandırması için bir neden kalmayacağını ve komisyonun sert eleştirilerinin AB içerisindeki Türkiye karşıtlarının ellerine koz verilmesine neden olacağını dile getirerek eleştirilerin Türkiye-AB ilişkilerini kopartılmasına neden olmasına izin vermediklerini dile getirdiler. 

Varna zirvesinde AB-Türkiye ilişkilerinin çerçevesi çizilirken, Avrupa Komisyonu’nun Türkiye raporunda da Brüksel, Türkiye’yi AB’ye daha yakın kılabilmek için Ankara’nın atması gereken adımların sırasını belirleyen bir yol haritası oluşturuyor. Eleştirilerin çoğu objektif Kopenhag kriterleri çerçevesinde dile getirilen yansız kıstaslara göre yapılmış.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Hollanda Gündemi: Müslümanların Kıyafetleri27 Haziran 2018 Çarşamba 02:02
  • Elebaşı Gülen: Bu Son Şansımız !22 Haziran 2018 Cuma 17:14
  • Göçmenleri Kurtarmak Suç Sayıldı !22 Haziran 2018 Cuma 12:43
  • Merkel: İran'a Karşı Adım Atılmalı22 Haziran 2018 Cuma 12:03
  • Almanya'dan Küstah Tehdit: Erdoğan Kazanırsa...21 Haziran 2018 Perşembe 14:13
  • Avrupa Ülkesinde Orucu Yasaklıyorlar14 Haziran 2018 Perşembe 18:36
  • Wilders'in Yeni Provokasyonu13 Haziran 2018 Çarşamba 16:04
  • NATO : Rus Tanklarını Vurabiliriz07 Haziran 2018 Perşembe 15:06
  • Netanyahu Büyük Şok Yaşıyor06 Haziran 2018 Çarşamba 20:00
  • Fransa: İsrail'e Büyük Bağlılığımız Var!06 Haziran 2018 Çarşamba 12:31
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim