• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Konya 12 °C
  • Antalya 16 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Erzurum 4 °C
  • İzmir 18 °C
  • Rize 14 °C

Ateşkes oyunu ve IŞİD bahaneli vahşet

Ahmet Varol

Henüz çözüm konusunda bir ilerleme sağlanmış olmasa da Cenevre’de siyasi çözüm görüşmeleri sürüyor. Dolayısıyla “siyasi çözüm” gereği ateşkes de devam ediyor. Hatırlanacağı üzere bu ateşkes de Suriye’de çatışan taraflar arasında değil ABD ile Rusya arasında Moskova’da ilan edilmişti. Suriye muhalefeti de rejim tarafının ve ona destek için hava saldırıları yürüten Rusya’nın uyması durumunda kendilerinin de bağlı kalacaklarını açıklamıştı.

Fakat IŞİD’in ateşkesin dışında tutulacağı bildirilmişti. Onun müstesna tutulması ise sadece örgüt militanlarının değil bu örgütün kontrolü altındaki bölgelerin tümünün müstesna tutulması anlamına geliyordu. Böyle bir istisna ise hâlen Suriye sınırları içinde yaşamaya devam eden ahalinin en az üçte birinin yine saldırı tehdidiyle karşı karşıya olması, ateşkesin onlara can güvenliği sağlamaması anlamına geliyordu. Çünkü Suriye topraklarının yarıya yakın kısmı bu örgütün kontrolüne geçmiş durumdaydı. 

IŞİD’in bu kadar araziyi ele geçirmesinde bir tarafta rejimin taktiklerinin bir tarafta da direnişin iki yönden kıskaca alınması karşısında zayıf kalmasının payı vardı. Rejim, direnişi sıkıştırma stratejisinin başarılı olması için oyunun birinci aşamasında bazı bölgeleri bu örgüte bilerek teslim etti. Buraların teslimi aynı zamanda IŞİD rüzgârına kapılan heyecanlı gençlerin oralara çekilmesi için büyük işe yaradı. 

İkinci aşamada örgüt, kendisinin bir İslâm devleti olduğunu ileri sürerek Suriye’de savaşan tüm örgütlerin kendisine beyat etmesi gerektiğini bunu yapmayanların isyancı sayılacağını ve kendileriyle savaşılarak etkisiz hâle getirilmeleri gerektiğini ileri sürerek direnişçileri arkadan vurdu. İki ateş arasında kalan direniş güçleri de ağırlığı rejim saldırıları karşısında savunmaya verebilmek için bazı yerlerde IŞİD’le çarpışmamayı tercih ettiler. Bu yüzden onun hâkimiyet alanı genişledi. 

Şimdi oyunun yeni bir aşamasına gelinmiş görünüyor. Direniş güçleriyle çatışmalara ara verilmesi için  ateşkes sağlandı. Ama IŞİD uluslararası alanda bir terör örgütü olarak tanımlandığı ve siyasi çözümün tamamen dışında tutulduğu için ateşkesin de dışında tutuldu. 

Gelişmeler şimdi Şam’daki zulüm rejiminin yeniden kazıklarını sağlamlaştırması için yeni bir aşamaya gelindiğini gösteriyor. Bu aşamada bir yandan IŞİD adlı ihanet örgütünün çengeline takılan heyecanlı gençler teker teker imha ediliyor. Avrupa toplumlarından tasfiye edilmeleri için orada IŞİD saflarında toplanmaları istenen, bunun için teşvik edilen ve önleri de açılan gençler Baas saldırılarına karşı çarpıştırılıyor. Ama maksat IŞİD kontrolündeki alanların korunması değil bu gençlerin yok edilmesi. Dolayısıyla bu örgütün kontrolüne geçmiş araziler de şimdi tedrici bir şekilde geri alınıyor. Yani bu aşamada ihanet örgütü kendisine yüklenen yeni bir görevi yerine getiriyor. Belki görevi bittiği zaman da aynen Cezayir’deki GIA gibi işi de bitirilecek. Kim olduğunu bizim de bilmediğimiz bir militanın kafasına kurşun sıktıktan sonra “örgütün lideri Ebubekir El-Bağdadi’yi öldürdük” diyerek defterini dürecekler. 

Fakat yukarıda da ifade ettiğimiz üzere bu örgütün ateşkes dışında tutulması bahanesiyle gerek hâlen varlığını sürdüren Rus işgal güçleri ve gerekse Baas güçleri yahut onlara destek için gönderilen milis güçler tarafından gerçekleştirilen saldırılarda sivil hedefler de vuruluyor. 

Ayrıca yine IŞİD’le savaş bahanesiyle normalde onun kontrolünde olmayan bölgeler de hedef alınıyor. Bu bölgelere yönelik saldırılarda bazen Nusra Cephesi’nin de müstesna tutulması gerekçe gösterilerek hedef alınan yerlerde onun kontrolü elinde tuttuğu ileri sürülüyor bazen de yine IŞİD gerekçe gösteriliyor. 

Dün Doğu Guta’nın Deyru’l-Asafir beldesinde bir okul ve hastane doğrudan hedef alınarak çoğunlukla çocukların ve sağlık görevlilerinin hayatını kaybettiği korkunç bir katliam gerçekleştirildi. Bu beldede IŞİD’in hiçbir varlığının olmadığı ve herhangi bir çatışma yaşanmadığı haber verildi. 

Sivil hedeflere yönelik saldırılarda çoğu zaman okullar, hastaneler ve insanî yardım faaliyeti yürüten gönüllüler hedef alınıyor. Yani katil Baas rejimi ve onun hâkimiyetini sürdürebilmesi için gönderilen işgal güçleri ateşkesin gölgesinde yine vahşi katliamlarını sürdürüyorlar. 

yeniakit

Bu yazı toplam 241 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim