• BIST 104.697
  • Altın 146,590
  • Dolar 3,4725
  • Euro 4,1668
  • Ankara 33 °C
  • İstanbul 37 °C
  • Konya 33 °C
  • Antalya 31 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Erzurum 27 °C
  • İzmir 35 °C
  • Rize 27 °C

“Arafat’ın katili belirlendi”

Ahmet Varol

İki gün önce yani 11 Kasım, FKÖ’nün uzun yıllar liderliğini yapan, Filistin Özerk Yönetimi’nin kuruluşuyla ilgili imzaları atan ve ölümüne kadar da bu yönetimin başında kalan Yasir Arafat’ın ölümünün on birinci yıl dönümüydü. Yani 11.11.2015 Arafat’ın ölümünün 11. yıl dönümü. Bu münasebetle ölüm sebebiyle ilgili sorgulama yeniden gündeme geldi ve sorgulamayı yürüten komisyonun başkanı Tümgeneral Tevfik et-Tayravi önemli açıklamalarda bulundu. 

Lider konumundaki bazı şahsiyetlerin ölümleri şüpheli olmuştur. Özelikle öleceklerinin önceden haber verildiğine dair bilgiler verilmesi bu şüpheleri artırmıştır. Hatırlanacağı üzere aynı şey Turgut Özal hakkında da konuşulmuştu ve normalde ölümcül bir sağlık sorunu olmadığı halde öleceğinin etkin bir siyasetçi tarafından dile getirildiği yazıldı. Ama bu konudaki iddiaların üzerine gidilmedi. 

Yasir Arafat’ın öleceğinin de işgal rejiminin eski başbakanı ve “Kasap Şaron” lakabıyla anılan Ariel Şaron tarafından haber verildiği dile getirildi. Ancak işgal rejimi bu tür suikastları bazen kendi adamlarına değil de ihanetçilere yaptırıyor. 

Ben, Arafat’ın ölümünden 53 gün sonra yani 3 Ocak 2005 tarihinde Hamas’ın Siyasi Birim başkanı Halid Meşal’le Şam’da görüşmüş ve onun ölümüyle ilgili şüpheleri sormuştum. Bana şu cevabı vermişti: 

“Ben, bana ulaşan birtakım delillerden ve işaretlerden yola çıkarak Yasir Arafat’ın zehirlenerek öldürüldüğü kanaatini tercih ediyorum. Siyonistler bu şahıstan artık kurtulmak istediklerini açıkça dile getiriyorlardı. Ölümüyle ilgili işaretler de zehirlenmiş olabileceği ihtimalini desteklemektedir. Bu itibarla biz onun normal bir ölümle ölmeyip öldürüldüğü kanaatindeyiz. Buradan yola çıkarak diyoruz ki: Siyonistler bir kimse kendilerine tam teslimiyetle teslim olmadıkça onunla birlikte çalışmayı kabul etmezler. Bu, aynı zamanda Şaron’un çözüm şartlarından biridir. Onlar, herhangi bir şeyin kendi açılarından engel teşkil ettiğini gördüklerinde ondan mutlaka kurtulmak isterler.”

Şüpheler Arafat’ın durumunun ağırlaşması üzerine de dile getirilmişti. Ama ölümünün gerçekleştiği Fransa’daki Percy Askerî Hastanesi ölüm sebebiyle ilgili tatmin edici bir rapor vermekten kaçınmış ve iddiaların üstünü örtmeye çalışmıştı. 

Fakat daha sonra bu konudaki şüpheler sebebiyle Arafat’ın ölümünü sorgulamak için bir komisyon oluşturuldu. Komisyon, ölümünden bir yıl sonra yani Kasım 2012’de onun cesedini kabirden çıkartıp araştırma yaptırdı. Hazırlanan raporda zehirlenerek öldürüldüğünün kesin olduğu dile getirildi. Zehirlemede polonyum 210 maddesinin yüksek dozda verildiğinin tespit edildiği dile getirildi. 

Komisyonun başkanı Tevfik et-Tayravi, Arafat’ın 11. ölüm yıl dönümünde yaptığı açıklamada zehirlemeyi gerçekleştiren kişiyi tespit ettiklerini söyledi ama ismini açıklamadı. Cinayetten birinci derecede sorumlu tarafın ise işgal rejimi olduğunu vurguladı. 

Tayravi, suikastı gerçekleştiren kişi hakkında kesin kanaate varılması için sadece küçük bir düğüm kaldığını, onu da çözüme kavuşturmak için kısa bir süreye ihtiyaçları olduğunu, bu düğümün çözülmesinden sonra bütün ayrıntılara ulaşmış olacaklarını ifade etti. 

Tayravi, suçlanan kişi hakkında bilgi vermekten kaçındı. Ama bundan önce şüpheler daha çok işgal rejimiyle perde arkasından ilişki yürüttüğü tespit edilen Muhammed Dahlan üzerinde yoğunlaşıyordu. Şimdilik bu isim üzerindeki iddialar şüpheden ibarettir. Araştırma Komisyonu’nun ismi açıklamasından sonra kesin kanaate varıldığı söylense de yine şüphe düzeyinde kalacak. İthamın hükme dönüşmesi ancak yargılama aşamasından sonra olacak. 

Ayrıca infazda kullanılan isim kim olursa olsun, cinayeti siyonist işgalin ve o zamanki ABD lideri Bush’un planladığı konusunda bir şüphe yok. İşgal rejiminin o zamanki başbakanı Ariel Şaron’un ve yine o dönemdeki ABD başkanı oğul Bush’un Arafat engelinin aradan çıkarılması gerektiği yönündeki açıklamaları birer tehdit niteliği taşıyordu. Ayrıca bazı haber kaynaklarında Şaron’un onun öleceğini önceden haber verdiğine dair bilgiler yayınlanması cinayeti işgalcinin planladığı konusunda güçlü kanaat oluşturuyor. Araştırma Komisyonu başkanı da açıklamasında cinayetten birinci derecede sorumlu tarafın işgal rejimi olduğuna özellikle dikkat çekti.

yeniakit

Bu yazı toplam 268 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim