• BIST 107.896
  • Altın 151,380
  • Dolar 3,6601
  • Euro 4,3285
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Konya 18 °C
  • Antalya 27 °C
  • Diyarbakır 23 °C
  • Erzurum 13 °C
  • İzmir 25 °C
  • Rize 20 °C

Âlimlerin zulme karşı tavırları

Ahmet Varol

Sisi cuntası tamamen hukukî temelden yoksun siyasi amaçlı idam cezalarını kendince şerî dayanağa dayandırmak amacıyla aynı zamanda Mısır müftüsünün onayına sunuyor. Cezanın tamamen siyasi amaçlı ve şerî temelden yoksun olduğu biliniyor. Böyle bir zulme şerî kılıf geçirilmesi en başta Allah’ın insanlara sunduğu hayat nizamının temel ilkeleri arasında yer alan adalet ilkesinin çiğnenmesidir. Böyle bir aşırılığa ve haksızlığa en başta ilimde ve adalette insanlara yol gösterme sorumluluğu taşıyan ilim adamlarının karşı çıkmaları gerekirdi. Bu açıdan iki gün önce 159 ilim adamının imza attığı; ilim adamları ve üniversite hocaları arasında ilişkileri düzenlemek amacıyla kurulmuş muhtelif organizasyonların ve cemiyetlerin desteklediği ortak bildiri yayınlandı. Bildiriye imza atanların arasında İslâm dünyasının birçok tanınmış etkin ilim adamı var. 

Bildiri aynı zamanda zulme ve gayri meşru cuntaya desteği ret tarzında bir fetva niteliği taşıyor. Mısır’daki askerî cuntanın meşru dayanaktan yoksun olduğuna dikkat çekilerek onun boykot edilmesi gerektiği vurgulanırken darbecilere de muhaliflerini tasfiye amacıyla sürekli yeni idam listeleri çıkarmasının kendisi için de son derece sakıncalı sonuçlara neden olacağı hatırlatılıyor. 

Bildiride Mısır’daki cuntanın meşru bir yönetim olmadığı, tam aksine meşru yönetimi devreden çıkarmak amacıyla silah gücüne ve şiddete başvurduğu, halkın seçimiyle yönetime geçenleri bu amaçla esir aldığı, halkların haklarını özgürce kullanmalarına engel olduğu, değişik bölgelerde insanları güven içinde yaşamaları gereken yerlerden uzaklaştırmak amacıyla kirli oyunlara başvurduğu vurgulanıyor. Ayrıca İslâm ümmetinin haklarını gasp ederek gayri meşru işgal gerçekleştiren siyonist işgal rejimiyle de kendi çıkarları hatırına işbirliği içine girdiği, onların işlerini kolaylaştıracak uygulamalara başvurduğu, hakları gasp edilen Filistin halkı aleyhine siyonist işgalcinin hesabına bu amaçla abluka uyguladığı dile getiriliyor. 

Bildiride bütün bu ve benzeri sebeplerden dolayı cunta rejiminin, Mısır’ın seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve cunta karşıtları aleyhine vermiş olduğu tüm hükümlerin şerî yönden de hukuki yönden de geçersiz ve her türlü temelden yoksun, suç temelli bir cuntanın her ne şekilde olursa olsun devam etmesine destek verilmesinin de tamamen gayri meşru olduğu ifade ediliyor. 

Kapsamlı bir içeriğe sahip olan bildiride bunların dışında da önemli hususlara dikkat çekiliyor. Ancak biz sadece bazı önemli noktaları zikretmekle yetinmek istiyoruz. Burada dikkat çekmek istediğimiz önemli bir husus da ilim adamlarının zulme karşı tavır koyma konusunda böyle bir çıkış gerçekleştirmeleri ve bu konuda İslam dünyası genelinde bir ortak tavır sergilenmesidir. 

Aslında ilim adamları hâkim güçlerin siyasi hesaplarından bağımsız bir şekilde tamamen ilim ve hukuk çerçevesinde düşünerek kitlelere yön verme konusunda daha etkin bir tavır ortaya koyabilseler yöneticiler onları ve sergiledikleri tavırlarını nazarı dikkate almak zorunda kalacaktır. Ama ne yazık ki tarihte çoğu zaman bunun tersi gerçekleşmiştir. Böyle olması da ilim erbabının değil güç sahiplerinin söylediklerinin geçerli olmasına imkân vermiştir. Bu durum da, bugün Mısır’daki cunta yardakçılarının benzeri birtakım ilim sihirbazlarının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Onlar ise ilmin ortaya koyduğu gerçekleri insanların dikkatlerine sunmak için değil gücü ve hâkimiyeti ellerinde bulunduranların söylediklerine dayanak bulabilmek için delilleri çarpıtmanın yollarını bulmaya çalışmışlardır. Bunu gerçekleştirebilmek için de yerine göre kelimelere ve ibarelere kendi arzularına göre anlam vermekte sakınca görmemişlerdir. 

İlim erbabının zulme karşı sergilediği tavırdan ve yapılan açıklamalardan sonuç alınabilmesi için sözün eyleme dönüştürülmesi gerekir. Eğer bunu başarmak mümkün olmazsa gayri meşru saltanatlarını sürdürebilmek için zulmü sınırsızca kullanmakta sakınca görmeyen hatta bunun haklı olduğunu ispat amacıyla ilim sihirbazlarından da yararlanan zulüm yönetimleri tavırlarında bir değişiklik yapmayacaklardır. Sözün eyleme dönüşmesi ise ilim adamlarının tavırlarının zulme karşı tavır koyma sorumluluğunu taşıyan kitleler tarafından desteklenmesi ve sahiplenilmesi ile mümkün olacaktır. 

yeniakit

Bu yazı toplam 371 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim