• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Konya 24 °C
  • Antalya 27 °C
  • Diyarbakır 25 °C
  • Erzurum 17 °C
  • İzmir 27 °C
  • Rize 25 °C

Algı operasyonuna devam

Merve Kavakçı

Biraz geriye çekilelim bakalım, Türkiye siyasetindeki güncel diskurlara balkondan bakalım. Göreceğimiz paralel “paralel” ile alakalı ve başka birçok tartışmanın eşzamanlı oluştuğunu görüyoruz. Bunlardan şu anda en merkezde ve hiç şüphesiz en bariz olanı 15 Temmuz canilerinin adalet önüne çıkartılması ile alakalı. Bunun bir yan ürünü olarak Balyoz, Ergenekon, Sarıkız, Eldiven ve benzeri darbe teşebbüslerinin hayalileştirilmesi bir nevi fabrikasyonu ile karşı karşıyayız. Bu şu demek, FETÖ’cüler kendi emellerine ulaşmak adına Kemalist ve ulusalcılara kumpas kurdular ve mevzubahis anti demokratik davranışları kafalarından uydurdular. Oysa bir taraftan da gerçekten Müslüman olarak yaşamak istediği için “irticacı” damgası yiyenler yok muydu? Mevzubahis davalardaki haksızlıklar bir yanda birikirken gerçekten bu ülkede Müslümanım ve fakat FETÖ’cü de olmayan vatandaşlara zulmedenlerin varlığını inkar etmemiz mümkün mü.. değil. Tıpkı bugün geldiğimiz noktada sanki bu ülkede hiç 28 Şubat yaşanmamış, sonuçlarından doğan mağduriyetler giderilmek zorunda kalınmamış gibi konuya yaklaşanlar var. Bunun da FETÖ’nün bir işi olduğunu düşünenler de var. Hiç şüphesiz FETÖ’nün rolü vardır, olabilir, açıkçası onlardan, geldiğimiz bugünkü noktada yani kendi insanına, dindaşına, vatandaşına, kardeşine ateş açabilen bir zihniyet 28 Şubat’ı yapar da destekler de olabileceği akla yatıyor. Nitekim FETÖ’nün 28 Şubat’ı ne kadar sevdiğini hepimiz hatırlıyoruz bugünlerde malum. Ama bunların hiçbiri 28 Şubatçı Müslüman düşmanı kafayı inkar etmemizi, görmezden gelmemizi sağlayamaz. Bu ülke de FETÖ’cü vardı, ama FETÖ’nün methiyeler yazdığı bir Çevik Bir de vardı. Bunu unutmayalım.

Doğan-giller medyasının otobüste kıyafetinden dolayı saldırıya uğrayan genç kadının haberini verişine bakıyorum ekranda, başıörtülü bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın mağdura verdiği destekten, kendisini telefonla aramış olmasından, hiç bahsetmiyor da çok çağdaş ve ilerici muhabir sorularıyla konuşmanın altyapısını söylemeden ama anlayana söyleyerek iyi-kötü, modern ve olmayan, batılı ve doğulu, laik ve olmayan’a çekmeye çalışıyor. Benzerini Pınar-Tufan Türenç ikilisi kapsamında daha sonra muhtar bile olamayacağına kanaat getirdikleri Cumhurbaşkanına, dönemin İstanbul Belediye Başkanı Erodağan’a da yapmışlardı da oyunları tutmamıştı

Şimdi de aynı hedefe “hizmet” eden ancak formatı farklı başka bir şey oluyor. Malum medya bunu bilinçli yaparken bakıyorum, 28 Şubat mağduru medya da bilmeden katılıyor. O da şu: dindarlığın semboller üzerinden itibarsızlaştırılması için verilen uğraş. Bunun için de mesela FETÖ’cü ablalar başlarındaki örtülere zoom edilerek resmediliyor, ekrana yansıyor. Bence bu görüntüler, hem FETÖ’cülere hem de FETÖ’cülerle işbirliği içinde dine savaş açan 28 Şubatçılara yarıyor. Bu arada FETÖ’cü ablalardan artema aç-kapa yapanlar kadar, sadece hükümeti zor durumda bırakmak adına veya başını örten kadınları karalamak adına rol icabı başını örtenlerin sayısının da az olmadığı da herkesin malumu.

yeniakit

Bu yazı toplam 233 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim