• BIST 119.011
  • Altın 399,615
  • Dolar 6,8602
  • Euro 7,7691
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Konya 27 °C
  • Antalya 31 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Erzurum 24 °C
  • İzmir 32 °C
  • Rize 24 °C

Ahmet Taşgetiren'den Basın Özgürlüğü Eleştirisi

Ahmet Taşgetiren'den Basın Özgürlüğü Eleştirisi
Muharrem İnce’nin tavrı nasıl yorumlanırsa yorumlansın ortada üzerinde durulması gereken üç konu var:
AhmetTaşgetien /Karar
Denebilir ki Muharrem İnce provokasyon yaptı. Çok bilinen bir uygulamayı şov için kullandı. Üstelik kendisine araya Cumhurbaşkanının konuşmasının gireceği bildirilmişti.
Bekleseydi, Cumhurbaşkanı’nın konuşması – konuşmaları bittikten sonra kendisi ile söyleşiye devam edilebilirdi. Hatta kendisine isterse stüdyoda tepkisini ortaya koyabileceği bile söylenmiş, o da kabul etmişti. Ama yayını terk etmek yoktu. O onu tercih etti. 
 
***
 
Yukardaki paragraf, Haber Global ile Muharrem İnce arasında 29 Mayıs’ta gerçekleşecek söyleşi programının arka planındaki konuşmalardan yola çıkılarak yazıldı. Haber Global’den yapılan açıklamaya göre İnce’ye durum önceden haber verilmiş, o da stüdyoda tepkisini dile getireceğini söylemiş, ama stüdyonun terki söz konusu olmamıştı. 
 
Burada İnce’nin de diyeceği şeyler olmalı. O da muhtemelen sözünün önce Okçular Tekkesi töreni için, ardından Ayasofya için, üstelik konuşmanın akışı sırasında kesilmiş olmasından dolayı öfkelenmiş, tepkisini de böyle ortaya koymuştu. 
 
İnce’nin sözleri kaçınılmaz olarak gündem oldu. Sertti. Medya patronlarına tepkiliydi. Cumhurbaşkanı’na tepkiliydi. Şu sözler onun:
 
“35 televizyonda Erdoğan konuşuyor. Erdoğan’ın babasının malı değildir Türkiye Cumhuriyeti. 35 televizyonda o konuşsun, bir tanesinde de ben konuşayım. Ne diye sözümü kesiyorsunuz? Erdoğan bu memleketin kurucusu değil, sahibi değil. Çağırıyorsanız, konuşturacaksanız. Size değil patronlarınıza söylüyorum.”  
 
Ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim başkanı Fahrettin Altun’un açıklaması geliyor. Altun, İnce’nin Cumhurbaşkanı ile ilgili sözlerinin “haksız, mesnetsiz ve ağır ithamlar” içerdiğini bu “suçlayıcı tavrın kabul edilemez” bulunduğunu belirttikten sonra İnce’nin karşı karşıya kaldığı uygulamayı “özel bir televizyon kanalının tamamen kendi hür iradesiyle belirlediği yayın tercihleri” olarak niteliyor ve açıklamayı şöyle tamamlıyor: 
 
 “Türkiye Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren her bir medya kuruluşu özgürce görüşlerini ve yayın tercihlerini yansıtmakta, yasal çerçeve içerisinde faaliyetlerine bir kısıtlama olmaksızın devam edebilmektedir. Sayın İnce’nin bu tavrı medya camiamıza da iftira mahiyeti taşımaktadır.”
 
Muharrem İnce’nin tavrı nasıl yorumlanırsa yorumlansın ortada üzerinde durulması gereken üç konu var: 
 
BİR: Cumhurbaşkanı’nın, parti başkanı olarak yaptıkları dahil her konuşmasının, her türlü yayın kesilerek tüm haber kanallarında veriliyor olması.
 
İKİ: Bu işleri tv kanallarının özgür tercihleri ile yapıyor olmaları iddiası. 
 
ÜÇ: Medyanın özgürlük sorunu. 
 
Şimdi bunları biraz açalım:
 
Cumhurbaşkanının her konuşmasının tüm haber kanallarında veriliyor olması, mesela “İletişim Başkanı” olarak Fahrettin Altun ya da AK Parti propaganda birimleri tarafından nasıl karşılanıyor, bilmiyorum. Bunun mesela insanlarda 40 öğün bal ile kaymak yeme tadı verip vermediği, pırt diye devreye giren bir Cumhurbaşkanı konuşmasının seyirciyi -mesela gençleri- nasıl etkilediği konusunu masaya yatırmak “Acaba sayın Cumhurbaşkanı üzülür mü?” gibi bir cesaret meselesi olarak değerlendirilmemeli, derim ben. Azıcık iletişim hassasiyeti olan bir kişi – ekip, Muharrem İnce’nin tepkisini bu işlere yeniden bakmak için fırsat olarak bile değerlendirebilir, diye düşünüyorum. 
 
Bu işleri tv kanallarının özgür iradeleri ile yapıyor olduğu iddiasına gelince bu dünyayı azıcık bilen bir insan için bu iddianın yanına nanik yapan bir emoji konsa herhalde yerinde olur. Bunu Fahrettin Altun’un da bildiği kesindir. Ama bazı rejimlerin dili çok açık bilinen gerçeklerin bile böyle ifadelendirilmesi örnekleriyle doludur.
 
Medyanın özgürlük sorununa gelince bir nanik emojisi de burası için gerekiyor.  
 
Şayet bu özgürlükse medyanın çok çok geniş bir kesiminin “özgür biçimde kendi kendini köleleştirmeyi tercih ettiği” sonucuna varmak gerekiyor. Hizaya gelmiş bir medya yapısı. Özel sermaye yapıları oluşturulmuş, özel kadrolar oluşturulmuş, hizaya gelmekte gecikenlerin ahizenin öteki ucunda ağlatıldığı ve hepsi de “özgürce belirlenmiş!” medya! Ne garip, alternatif kanallarda farklı ses arayan ve azıcık ışıltı gördüğünde heyecanlanan bir Türkiye var diğer yanda.  
 
Şöyle sorayım: Yukardan bir irade, tam da Fahrettin Altun’un söylediği gibi “Bundan böyle herkes özgürce yayın yapabilir” gibi bir açıklama yapsa ve medya buna gerçekten inansa medya yapısı bugünkü gibi mi olur? En özgür yazanın bile kendi kendisine uyguladığı “Oto sansür” olgusu niye var Türkiye’de? 
 
Bunu bir âkil devlet adamı yargı için söylemişti: “Yukardan bir irade ‘Yargı özgürce karar versin’ gibi bir açıklama yapsa, yargı camiası da bunun sahici bir tavır olduğuna inansa yargıdaki adalet sorunu çözülür.”
 
Muharrem İnce bir çarpıklığı patlatmış oldu. Provokasyonsa budur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
haldun
01 Haziran 2020 Pazartesi 20:12
20:12
muharrem ince kim ki onun konuşmasının haber değeri yoktur kendi partisinde bile değeri kalmamıştır vakit doldurmak için çağırmışlar tv ye üstelik herşeyi söylemişler kabul ettiğine göre traş yapmana gerek yok sen git yalova belediyesindeki hırsızlıkları araştır hangi chp li ne götürmüş veya tavuk besle....
95.10.236.62
Diğer Haberler
  • Korkak Siyonist Askerler Gündem Oldu (VİDEO)08 Temmuz 2020 Çarşamba 14:54
  • Mehmet Göktaş'dan Hoca Efendilere Sorular !07 Temmuz 2020 Salı 18:01
  • Diyanet'ten Hac Açıklaması07 Temmuz 2020 Salı 17:11
  • Erdoğan'ın 3 Yaveri Hakkında Mahkemeden Karar07 Temmuz 2020 Salı 14:09
  • Abdulkadir Selvi Kabine Değikliği İçin Tarih Verdi07 Temmuz 2020 Salı 13:51
  • Rusya Parlamentosundan TBMM’ye Ayasofya Çağrısı07 Temmuz 2020 Salı 13:32
  • 6 Temmuz Koronavirüs Tablosu!06 Temmuz 2020 Pazartesi 20:46
  • Abdurrahman Dilipak Ak Partiyi Eleştirdi06 Temmuz 2020 Pazartesi 17:22
  • Haliç, Daha da Kötüye Gidiyor06 Temmuz 2020 Pazartesi 16:53
  • HÜDA PAR’dan Gündem Değerlendirmesi06 Temmuz 2020 Pazartesi 16:43
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim