• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Konya 8 °C
  • Antalya 16 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Erzurum -3 °C
  • İzmir 11 °C
  • Rize 10 °C

Ahlaksız, Müptezel ve Satılmışsınız!

Ahlaksız, Müptezel ve Satılmışsınız!
Atilla Fikri Ergun yazdı: Ahlaksız, Müptezel ve Satılmışsınız!

Alçaklarla, çocuk katilleriyle saf tutmanın âlemi olmadığı gibi, alçaklarla saf tutanları temize çıkarmak için reel politik te’viller yapmanın da âlemi yok. Allah’a kul, Peygamber’e ümmet olalım dedik, ortanın malı, siyasetin fahişesi, dünya dengelerinin veled-i zinası değil; ölümden öte köy yok!

 

 

 

 

 

Ahlaksız, Müptezel ve Satılmışsınız!

 

Bir noktanın altını kalın çizgilerle çizmemiz gerekiyor: Hz. Peygamber’in çirkin karikatürlerle hedef alınması dahi dinin Resulullah’ın örnekliği üzerine kurulmuş olmasından kaynaklanıyor. İslam düşmanı gâvur dahi onu “postacı” olarak görmeyip doğrudan ona saldırırken Sünnet’i-Hadis’i inkâr etmek suretiyle “Kur’an İslam’ı” adı altında peygambersiz bir din icat edenlerin İslam’ın hakikatini gâvurlar kadar olsun anlayamamış oldukları aşikâr.

 

Herhangi bir dinin kutsallarını aşağılayıp, değerlerine hakaret edenler, aşağıladıkları, hakaret ettikleri dinin mensuplarını “ifade özgürlüğü” ve benzeri gerekçeler öne sürerek bastırabileceklerini zannediyorlarsa, hem insan denen varlığı tanımıyorlar hem de tarih bilmiyorlar demektir. Allah onlara öğretecek!

 

Paris’teki saldırıyı fırsat bilip İslamofobik kesimlerle birlikte Müslümanlara saldıran, hadis kitaplarını hedef alan, laik-seküler kesimin ve Atlantikçi medyanın önünde kırk takla atan “Müslüman”ın aslında Batılı iktidar merkezlerinin hizmetinde olduğunu, her fırsatta karşı propaganda ve kışkırtma amacıyla sahaya indiğini görebiliyoruz.

 

Hz. Peygamber’i burada veya bir başka yerde ifade edemeyeceğimiz şekilde uygunsuz bir biçimde karikatürize eden zihniyete tek kelime etmeyip saldırı üzerinden Müslümanlara ve Sünnet’e-Hadis’e saldıran “Müslüman”ın Batı namına çalışan ajan olduğu şüphe götürmez. Onun gönüllü ya da sözleşmeli -fark etmez- ajan olduğunu göremeyenler de tek kelimeyle aptal!

 

Penguen, Leman ve benzeri dergilerin genel yayın yönetmenlerinin, çalışanlarının vs. anaları-babaları en pespaye halde karikatürize edilse “Âmin!” derler, dolayısıyla çirkin Hz. Peygamber karikatürlerine yönelik zıpçıktı yorumlarının iki paralık değeri yok. Daha genel çerçevede çirkin Hz. Peygamber karikatürlerini “ifade özgürlüğü”, “kutsallar da eleştirilebilmeli” vs. diye savunan laik-seküler kesim -özellikle de Sol kesimler- dibine kadar ahlaksız!

 

“Hepimiz Charlie Hebdo’yuz” diyen ahlaksızların katmerli gâvur olduklarını zaten biliyoruz, bu pespaye slogan malumun ilamından başka bir şey değil. Saldırının ardından sokağa çıkan Haziran Hareketi adlı pespaye grup, Fransız İhtilali’nin ve Aydınlanma’nın gayri meşru çocuklarından müteşekkil. “Eşitlik”, “Özgürlük” ve “Kardeşlik”ten kasıtları da İslam’a ve onun peygamberine sövmek. İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarına açıktan destek veren Charlie (Şerli) Hebdo adlı pespaye derginin faşist ve gerici destekçileri, Beyoğlu’nda “yürüyüş” ve “protesto” adı altında kin ve nefret temelli sapık ayinlerini icra ettiler. Söz konusu zihniyet her şeyden önce yerli değil, yüz yıldan daha az bir zaman önce bu toprakları işgal eden Batı’nın sadık hizmetkârı.

 

“Hepimiz Charlie’yiz” diyen ahlaksızlarla birlikte yürümek için Paris’e giden Davutoğlu, Fransa’da kalıp Charlie’lerle birlikte yaşamalıydı, ülkeye geri dönmesi israf. Davutoğlu’nun “Hepimiz Charlie’yiz” diyen haysiyetsizlerle birlikte yürümek için Paris’e gitmesi, Türkiye adına Batı’ya açıkça “Ben küresel modernliğe entegre olmak ve sistemin hatırı sayılır bir parçası haline gelmek isteyen türden modern bir İslam yorumunun temsilcisiyim, kapitalistim, kentleşmeci, kalkınmacı, küresel sermayeci, serbest pazarcıyım” mesajıdır.

 

Davutoğlu’nun -örneğin- Uygurların yanında olduğunu göstermek için Doğu Türkistan’a gitmek yerine “Hepimiz Charlie’yiz” diyen pespayelerle birlikte yürümek için Paris’e gitmesi kıblesini şaşırmış olduğunun açık kanıtı; İslamî söylemlerinin iki paralık değeri yok, bilakis İslam’ı siyasî propaganda amaçlı kullanıyor, hepsi bu.

 

Alçaklarla, çocuk katilleriyle saf tutmanın âlemi olmadığı gibi, alçaklarla saf tutanları temize çıkarmak için reel politik te’viller yapmanın da âlemi yok. Allah’a kul, Peygamber’e ümmet olalım dedik, ortanın malı, siyasetin fahişesi, dünya dengelerinin veled-i zinası değil; ölümden öte köy yok!

 

Davutoğlu meydanı boş bırakmamak için Paris’te pespayelerle birlikte yürüyüşe katılmış, ilginç bir gerekçe. Hiç şüphesiz bu “Ben Batı’nın dalkavuğuyum, karikatürden bir şey çıkmaz, yeter ki, modernleşmemize, kentleşmemize, kalkınmamıza, küresel sermayeye, serbest pazara zarar gelmesin” demenin “derin stratejik” ifadesi. Davutoğlu Müslümanların zekâlarıyla alay etmek yerine kendi zekâsını sorgulamalı.

 

Davutoğlu’nun Paris’te pespayelerle birlikte yürüyüşe katılmasına reel politik mazeret bulup Davutoğlu’nu eleştirenlere laf söyleyen mankurtların kirli küresel ittifakların arada kaynamış gariban figüranları oldukları şüphe götürmez. Tabii bu da lazım, temiz olanla murdarın birbirinden ayrılması için.

 

“‘Ama Charlie Hebdo da Müslümanları gereğinden fazla kışkırtıyor ve aşağılıyordu’ tarzı zımni ikazlara hiç prim vermemeliyiz” diyen Zizek’in saçmalıkları ise ayrı bir âlem. Ben de onu filozof zannedip bir iki yazısını yayınlamıştım, meğer o da aşağılıkmış. Batılıların yüzde 99’u böyledir, İslam düşmanlığı onlarda irsi. Zizek efendiye göre “Dinci köktenciliği” ancak laik Sol yenebilirmiş. Köpeklerin duası makbul olsaydı gökten kemik yağardı!

 

Faşist ve gerici gazete Cumhuriyet, Charlie (Şerli) Hebdo adlı pespaye derginin Hz. Peygamber’e hakaretlerle dolu sayısını ek olarak dağıtacaktı, anlaşılan o ki, gelen tepkiler üzerine yöntem değiştirmek zorunda kaldı. Faşist ve gerici gazete o kadar müptezel ki, Charlie (Şerli) Hebdo adlı pespaye dergiden 4 sayfalık seçki yayınlarken Hz. Peygamber’e hakaretlerle dolu karikatürlere yer vermeyip diğer yandan derginin hakaret içerikli kapağını köşelerine taşıyan iki “yazarı” vasıtasıyla sövgüsünü icra etti. Faşist ve gerici gazetenin bu haliyle dahi dağıtımına onay veren devletin başında da “Müslümanlar” var, ne kadar sevinsek az!

 

Devlet, Charlie (Şerli) Hebdo adlı pespaye derginin özel sayısından 4 sayfa yayınlayan, köşe “yazarları” vasıtasıyla da sövgüsünü icra eden faşist ve gerici gazete Cumhuriyet’e engel olmak yerine polislerini gönderip gazete binası etrafında geniş güvenlik önlemi alıyor. Dolayısıyla başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere iktidar kadrolarının Müslümanlığı son derece şüphelidir bu saatten sonra. İktidarın yediği her haltı temize çıkarmak için reel politik mazeretler uyduran zavallılara ise söylenecek tek söz kalmıştır: Ahlaksız, müptezel ve satılmışsınız!

 

Oysa faşist ve gerici gazete Cumhuriyet ilgili makamların talimatıyla toplatılmalı, bu provokasyon girişimine izin verilmemeliydi. Dolayısıyla bundan sonra meydana gelebilecek olayların sorumlusu Müslümanlar değil hükümettir. Eğer herhangi bir olay meydana gelir de Müslümanlara “Kınayın” diyen olursa, gelsinler bir de ağızlarına ben tüküreyim!

 

Faşist ve gerici gazete Cumhuriyet devlet müsaadesiyle Hz. Peygamber’e hakaretlerle dolu dergiye destek mahiyetinde seçki yayınlayıp iki “yazarı” vasıtasıyla sövgüsünü icra edebiliyorsa, Müslümanlar tarafından değil, büyük ihtimalle Yahudiler, Hıristiyanlar, Mecusiler, deistler, ateistler, agnostikler, satanistler vs. tarafından idare ediliyoruz demektir.

 

Söylenecek söz kalmamıştır, klavye kullanmaktan, ders halkaları oluşturmaktan ve vakıf-dernek çalışmaları yürütmekten başka icraatı olmayan bizlerin Müslümanlığı, Hz. Peygamber’e hakaretlerle dolu dergi kapağının bu ülkede serbestçe gazete köşelerine taşınabildiği bugün içi boş bir iddiaya dönüşmüş, paçavradan ibaret olmuştur.

 

Oryantalist, modernist ilahiyatçılar ve entelektüeller İslamî hassasiyetlerin altını öyle bir oydular ve öyle bir Müslüman zihin inşa ettiler ki, değil Hz. Peygamber’e hakaret akla gelebilecek hiçbir çirkinlik, arsızlık, hayasızlık mankurtlaşmış Müslüman’ı harekete geçiremez.

 

İktidarın yediği her haltı temize çıkarmak adına reel politik mazeretler uyduran satılmışlar, İslam’ın direnç noktalarını ortadan kaldıracak şekilde “Kur’an İslam’ı” icat eden soysuzlar, “Hadis kitaplarını yakın gitsin” diyen pespaye, alçak modernist yazarlar, “İslam’da yeniliği savunuyoruz” diyen oryantalist uşağı ilahiyatçılar ve onların arsız takipçileri sevinçten ellerini ovuştururken, biz de hep birlikte dağılıp geri kalan ömrümüzü bir parça dünyalık daha elde edebilmek için sefilce geçirebiliriz. Geride savunulacak bir şey kalmadı çünkü!

 

İktidarı temize çıkarmak için reel politik mazeretler uyduran yalakalarla bitirelim: Aşağıdaki fotoğrafa iyi bakın, AK Parti propagandası yaparken aklınızda olsun, hatta çerçeveletip salonunuzun duvarına asın ki, bu pespayeliği daima hatırlayasınız. Başbakanınızın kimlerle kol kola yürüdüğünü hatırlayıp propaganda yaparken iki kere düşünün, bizim kafamızı da ütülemeyin; hadi bakalım şimdi dağılın!

paris.jpeg

 

 

Atilla Fikri Ergun –

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ebuzer
15 Ocak 2015 Perşembe 15:45
15:45
eline sağlık
193.192.127.26
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim