• BIST 103.781
  • Altın 271,440
  • Dolar 5,7505
  • Euro 6,3344
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Konya 10 °C
  • Antalya 18 °C
  • Diyarbakır 4 °C
  • Erzurum -7 °C
  • İzmir 16 °C
  • Rize 10 °C

5. gün

Abdurrahman Dilipak

Fırat’ın doğusu”ndaki harekatın 5. günü. 10 gün planlanan harekatın tam ortasındayız.

PYD 5 günde yaklaşık 600 kayıp verdi. Bu hesapla operasyonun 1. Etabı tamamlandığında 1200 kayıpları olacak.

BM verilerine göre ise Fırat doğusunda PKK terör örgütü PYD / YPG’nin kontrol ettiği bölgede, hapishanelerde yaklaşık 10 bin DEAŞ’lı terörist bulunuyor. Yine aynı bölgede oluşturulan kamplarda ise cezaevindeki ya da öldürülmüş DEAŞ’lıların eşleri ve çocukları tutuluyor ve BM rakamlarına göre kamplarda on bine yakın kadın ile 20.000’den fazla çocuk bulunuyor. Bunu abartılı bulan da var. Yani başımıza sarılmak istenen böyle bir bela da var. Bunların sorgularının yapılıp geldikleri ülkelere gönderilmesi gerek.

Terör örgütü DEAŞ ile mücadeleyi gerekçe göstererek 2015’ten bu yana YPG/PKK’ya askeri destek veren ABD’nin, Suriye’de 18 üs ve askeri noktada 2 bin civarında personeli bulunuyor. Bu personelin yarıdan fazlasını geri çekti. Ancak üste görevli sivil personel gibi gösterilen bir bu kadar daha SDG üyesi militanın bu kamplarda olduğu düşünülüyor. Bölgedeki SDG’lıların sayısı ise 20.000 civarında. Bunun yarısının geri çekildiği yarısının ise bölgede Amerikan üslerinde, sivil halkın arasında, yeraltı sığınaklarında ya da belli bölgelerde barındıkları düşünülüyor. Bu 10.000 teröristin 1000’den fazlası hayatını kaybetti. Bir o kadar yaralı ve teslim olan ya da teslim alınan var. %20 kayıp çok büyük bir kayıp onlar için. 2000 kadarı Amerikan askeri tesislerinde gizlendikleri/korundukları düşünülürse, 6000 kadar çatışan, gizlenen ve sivil halkın arasına karışan teröristten söz edebiliriz.

Bölgedeki TSK dışında 30.000’e yakın Özgür Suriye Ordusu / Milli Orduya mensup silahlı bir o kadar da destek hizmetinde kişiden söz ediliyor.

10.000 kadar terörist ise Rakka’ya doğru çekilmiş durumda. Onlar, ateşkes olacak geri döneriz diye hayal ediyordu. ABD’nin de onları nereye gönderecekse bir yol bulması gerek. Bölgede 10.000 DEAŞ teröristi ve bunların eş, anne-babaları ile çocuklardan oluşan, toplamda 30.000’den daha fazla insan bulunuyor. Bunların bir kısmı, gerçekte DAEŞ militanı olmasa da, ABD ve PYD’lilerin kendileri için risk gördüğü kişiler ve ailelerin mensupları olabilir. Rüşvet almak için kaçırılmış kişiler ya da kendilerine çocuklarını vermeyen aile mensubları da olabilir. Bunları ayıklamak gerek.

DAEŞ mensuplarının ailesinden çocuklar ve ailelerinin durumlarının tek tek ele alınması ve bunların iadesi, yargılanması, suçluların cezalandırılması konusu var. Bu arada, Hulusi Akar, “Barış Pınarı Harekatı” ile ilgili olarak, “Bölgemizdeki tek DEAŞ hapishanesinin boşaltıldığı gördük” dedi. Yani, bu açıklamadan öğreniyoruz ki,  DEAŞ’lı teröristler, ABD’nin talimatı ile ve onların gözetiminde YPG’li teröristler tarafından kaçırılmışlar.

 O bölgeyi terk edenlerin geri dönüşleri, içeridekilerin kimlik kayıtlarının tutulması ve istihdamı ile ilgili sorunları var. Sağlık sorunları olacak, iaşe, barınma, kolay değil.

En hayati olan işlerden biri de Bölge ajansı. Radyo, Tv, gazete ve sosyal media. İhbar hattı, AK Parti’nin başarılı olduğu “Beyaz masa” uygulaması, posta.. İçeri girecek STK’ların, yabancı basının takibi ve sızmaların önlenmesi, asayiş de son derece önemli. Türkiye’deki kamplardan 2 milyon küsurunun kontrollü bir şekilde, kademe kademe taşınması gerekiyor.

Buradaki PYD’lilerin kazdıkları tünellerin kesinlikle korunması gerekiyor. Buraları güvenlik maksadı ile kullanılabileceği gibi, depo ya da mantar üretimi için kullanılabilir..

Bu bölgede derhal, sebze, tahıl ekimi yanında kenevir ve mantar ekimine önem ve öncelik verilmeli. Mantar yılda 365 gün ürün verir ve hava, su, toprak istemez. “Yalova Bahçe Bitkileri Araştırma Merkezi”nde artık yerli mantar tohumu da üretiliyor. Geçen ay orayı ziyaret ettim. Çok iyi bir yönetim kadrosu ve çalışma ekibi var. Oranın, hava, su, toprak yapısının incelenip, kendi kendilerine yeterli olmaları için ona göre bir tarım planlanması yapmak gerek. Mantar hem et, hem ot özelliği taşıyan bir nimet. Kenevir desen en az yılda iki ürün alınıyor. Hayatın bütün alanlarında kullanılan bir ürün. Basit, köy atölyesi tekniği ile tekstilden gıdaya, kağıttan ilaca birçok şey üretilebilir.. Kenevirden yakıt da üretebilirsiniz, temizlik malzemesi de, Sabun, şampuan, krem, daha yüzlerce şey! İnşaat malzemesi üretin isterseniz. İnsan için de, hayvan için de, hava, su, toprak için Allah’ın nimeti olan bir bitki. 

Afyon eken herkes eroin mi kullanıyor. Ya da Solvent ve Asetonu niye izne bağlamıyorsunuz, onlar da uyuşturucu. Kaldı ki, CBD ile birlikte  THC olan o dişi filizler alınıp ilaç yapımında kullanılabilir bunlar. İslam’da zaten uyuşturucu haram. Bu THC’yi elde ettikten sonra bunu uyuşturucu kullananların tedavisinde ve psikotrop ilaçlarda da kullanabilirsiniz. Bunları, oradan Türkiye’de kurulacak bir laboratuvara taşımak da zor değil. Baharla birlikte balcılık neden olmasın.

Tabii hemen bir beyin envanteri çıkarmak gerek. Kim kimdir. Kim sağlıkçı, kim öğretmen, kim sanatçı, kim elektrikten anlar, kim sanatçı. Herkesin bu işin bir ucundan tutması gerek. Bunun için meslek birlikleri, kooperatifler kurulabilir. Zaten orada yerleşik bir halk var. Mevcut yapının yeniden bir restorasyonu gerekecek. Bakalım, biz bunları yapınca ve de Suriye Anayasa Komitesi›nin 30 Ekimde Cenevre’de yapacağı toplantıdan sonra ne olacak. Bakarsınız Trump Erdoğan’la görüşmesini iptal eder ya da Erdoğan’ın gitmesine gerek kalmaz.. Cenevre toplantısına daha iki hafta var. O zamana kadar operasyonun 1. Evresi tamamlanmış olacak. Süpürme ve yerleşme süreci başlayacak.

Bu süreç, Türkiye’de siyasi polemiklerin ateşinin bir nebze olsun düşmesine sebeb oldu. Ama önümüzde daha uzun bir süreç var. Sabırlı ve dikkatli olmamız gerek.

Trump, şimdiden kaçmanın yollarını arıyor. Biz trilyonlarca dolar gömdük buraya diyor, ama trilyonlarca dolara el koyduğunu, silah sattığını söylemiyor tabii. Unutmamak gerekir ki, Trump seçime hazırlanıyor. Ve muhalefet Trump’ı azletmek için bir süreç başlattı. Trump’ın gözü hiçbir şeyi görmeyecektir. Onun için ne yapacağı belli olmaz ve verdiği sözlerin de bir değeri yok. Bunu hesaba katmak gerek. Orada Siyonist lobinin bölgedeki piyonu Kushner ve Pentagon daha önemli. FED daha önemli. LIBOR daha önemli.

Bu arada bay başkan öfkeli. Erdoğan’a kızıyor, PYD’lilere kızıyor. 5. gün PYD’nin kaybının 600’e yaklaşması, Türk askerlerinin 30 KM derinliği aşmasını duyunca öfkelenmiş olsa gerek ki, ABD’li Senatör Lindsey Graham, ABD Başkanı Donald Trump’la konuşmuş. Trump, Graham’a  “Türkiye için akla gelebilecek en kötü şekilde ‘oyun değiştirici’ olacağını” söylemiş.

5 yıl aradan sonra Tel Abyad’da aileleri ile buluşan Milli Ordu mensupları var. Coşkulu bir kucaklaşma anını dostlar Whatsapp’tan göndermişler. Duygusal anlar yaşanıyor tabii. Dikkat edelim, merhametimiz gazabımızdan, sevgimiz nefretimizden büyük olmalı. Dilerim gelecek günler, geçen günlerden güzel olur. Ama dikkat. Bölgede yeni gelişmeler var. ABD bir bölüm askerini daha bölgeden çekiyor. Ama bu arada, eşzamanlı olarak Suriye ile PYD’nin Menbiç ve Aynel Arab’a birlikte girme konusunda anlaştıkları söyleniyor. ABD geri çekilmeyi de alternatif olarak masada tutarken, Şam yönetimi Rusya ile temasta. Bölgede her an her şey olabilir. Selâm ve dua ile.

Bu yazı toplam 498 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Tevhid Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Faks : haber@tevhidhaber.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim